Erkan Akan

Umre: Kalbin Yolculuğu, Ruhun Yeniden Doğuşu

Erkan Akan

İnsan bazen öyle yorulur ki, ne dinlenmek çare olur ne de uzaklara gitmek... Asıl ihtiyaç, kalbin Rabbine yeniden dönebilmesidir. İşte Umre, yalnızca kilometrelerce yol kat etmek değil; nefsin yüklerinden sıyrılıp Allah'ın rahmetine doğru yapılan mukaddes bir yolculuktur.

Umre; ihramıyla dünyanın bütün makam ve unvanlarını geride bırakmayı, tavafıyla hayatın merkezine yalnızca Allah'ı koymayı, Safâ ile Merve arasında sa'yiyle Hz. Hacer'in teslimiyetini yeniden yaşamayı, saçların tıraşıyla ise günahlardan arınmayı sembolize eder. Her bir rükün, insanın iç dünyasında ayrı bir inkılâbın kapısını aralar.

Kur'ân-ı Kerîm'de Yüce Allah şöyle buyurur:

«"Haccı da umreyi de Allah için tamamlayın." (Bakara, 2/196)»

Bu ilahî emir, Umre'nin sıradan bir ziyaret olmadığını; ihlas, teslimiyet ve kulluk şuuru ile yerine getirilmesi gereken büyük bir ibadet olduğunu göstermektedir.

Peygamber Efendimiz (sav) ise şöyle buyurmuştur:

«"Bir umre, kendisi ile diğer umre arasında işlenen günahlara kefarettir." (, Umre; , Hac)»

Bu müjde, Umre'nin yalnızca bedenle yapılan bir ibadet değil; ruhu arındıran ilahî bir rahmet vesilesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Umre'nin yapılışı dört temel esasa dayanır: İhrama girmek, Kâbe'yi tavaf etmek, Safâ ile Merve arasında sa'y yapmak ve saçları tıraş ederek veya kısaltarak ihramdan çıkmak. Ancak ibadetin hakikati, bu fiillerin ardındaki manayı yaşayabilmektedir. İhram, benliği terk etmektir. Tavaf, hayatın eksenini Allah'a çevirmektir. Sa'y, tevekkül ile gayretin birlikte yürüyebileceğini öğretir. Tıraş ise eski benliğe veda edip yeni bir kulluğa başlamaktır.

Bugün milyonlarca Müslüman aynı kıbleye yönelirken, renkleri, dilleri ve coğrafyaları farklı olsa da aynı duada buluşmaktadır. Umre; ümmet olmanın, kardeşliğin ve kullukta eşitliğin en canlı tecellilerinden biridir.

Unutulmamalıdır ki asıl Umre, Mekke'den döndükten sonra başlar. Eğer dönüşte dilimiz daha nezaketli, kalbimiz daha merhametli, secdemiz daha samimi ve ahlâkımız daha güzel olmuşsa, Umre gerçek meyvesini vermiş demektir.

Rabbim, bizleri Beytullah'a sadece ayaklarıyla değil, kalbiyle varan; döndüğünde de oradan aldığı nuru ömrüne taşıyan kullarından eylesin.

Kaynakça

- Kur'ân-ı Kerîm, Bakara Sûresi, 2/196.


Erkan Can Akan
Aile Danışmanı & Umre Rehberi

Yazarın Diğer Yazıları