Malatya’da geçtiğimiz günlerde bir haber yayımlandı:
“Tanju Çolak Futbol Akademisi Malatya’da kuruluyor.”
Haberi okuyunca insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Malatya’da futbol adamı mı kalmadı?
Elbette Tanju Çolak, Türk futbolunun önemli isimlerinden biridir. Gol krallıkları yaşamış, milli formayı giymiş, Türk futbolunda iz bırakmış bir futbolcudur. Buna kimsenin itirazı yok.
Ancak mesele Tanju Çolak’ın futbolculuğu değil.
Mesele şu:
Malatya gibi futbol geçmişi, futbol kültürü ve yetişmiş futbol insanı bakımından son derece zengin bir şehirde, neden öncelikle kendi değerlerimize bakılmıyor?
Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde bir futbol akademisi kurulacaksa, bu akademinin ilk adımı neden Malatya’nın kendi futbol hafızasıyla atılmıyor?
Neden yıllarca bu şehrin çocuklarına futbolu öğreten, sahalarda ter döken, profesyonel futbol oynayan, teknik direktörlük yapan Malatyalı futbol adamları yeterince gündeme getirilmiyor?
Malatya futbol adamı açısından fakir bir şehir değil
Malatya’nın futbol geçmişine biraz yakından baktığımızda karşımıza öyle bir tablo çıkıyor ki, insan gerçekten şaşırıyor.
Salih Özcan...
Malatya kökenli, Almanya'da yetişmiş, milli formayı giymiş, Borussia Dortmund ve VfL Wolfsburg gibi Avrupa'nın önemli kulüplerinde forma giymiş bir futbolcu.
Orhan Atik...
Futbolculuk geçmişinin ardından teknik adamlık yapmış, Türk futbolunda önemli görevler üstlenmiş bir isim.
Erkan Sekman...
Süper Lig ve 1. Lig'de uzun yıllar forma giymiş, profesyonel futbolun içerisinde ciddi bir deneyim kazanmış bir Malatyalı.
Muhammet Akagündüz...
Milli formayı giymiş, Bursaspor, Rapid Wien ve Konyaspor gibi önemli kulüplerde futbol oynamış bir isim.
Osman Fırat...
Malatyaspor başta olmak üzere Süper Lig ve 1. Lig seviyesinde mücadele etmiş bir futbolcu.
Mustafa Taşer...
Hayati Palancı...
Sinan Alkış...
Ve daha niceleri...
Listeyi uzatmaya kalksak bu köşe yazısının sonuna gelmek mümkün değil.
Çünkü Malatya, futbol adamı yetiştirmemiş bir şehir değil.
Tam tersine...
Malatya futbol insanı açısından oldukça zengin bir şehir.
Özkan Akbulut'u hatırlayan var mı?
Bir de Malatya futbolunun tarihine biraz daha geriye gidelim.
Özkan Akbulut...
Malatya'nın ilk diplomalı futbol antrenörü ve teknik direktörlerinden.
1975-76 sezonunda Malatyaspor'un başında görev yapmış bir futbol adamından söz ediyoruz.
Ardından Turan Ağalday, nam-ı diğer Ali Baba...
Malatya futbolunun hafızasında önemli yeri bulunan, Malatyaspor'un başında görev yapmış, bu şehrin futbol kültürüne emek vermiş bir isim.
Bugün yeni bir futbol akademisi kurulurken, bu insanların oluşturduğu futbol mirasının üzerine ne kadar konuşuyoruz?
İşte asıl soru burada.
Adem Büyük örneği bile başlı başına yeter
Bugünün Malatya futboluna geldiğimizde ise karşımıza Adem Büyük çıkıyor.
Yıllarca profesyonel futbol oynayan, Süper Lig tecrübesi bulunan, Malatyaspor ve Yeni Malatyaspor formalarıyla bu şehrin insanlarının hafızasında yer edinen bir futbol adamı.
Futbolculuğun ardından teknik adamlık ve sorumluluk üstlenen bir isim.
Yani futbolu sadece televizyondan izleyen biri değil.
Sahanın tozunu yutmuş, soyunma odasını görmüş, profesyonel futbolun ne demek olduğunu bilen bir Malatyalı futbol insanı.
Peki böyle isimler varken, Malatya'da futbol akademisi konuşulurken neden ilk akla gelen isimler Malatya'nın kendi futbol adamları olmuyor?
Sayın Büyükşehir Belediyesi, Malatyalı futbol adamları nerede?
Buradan Malatya Büyükşehir Belediyesi'ne açık ve samimi bir sitemim var:
Malatya'nın kendi değerlerine neden bu kadar mesafeli duruyorsunuz?
Bir futbol akademisi kurulacaksa elbette farklı isimlerden, farklı tecrübelerden yararlanılabilir.
Tanju Çolak da gelebilir.
Başka futbolcular da gelebilir.
Başka teknik direktörler de gelebilir.
Bunda bir problem yok.
Problem, Malatya'nın kendi futbol insanlarının yokmuş gibi davranılmasıdır.
Çünkü bu şehirde futbol akademisi kurmak yalnızca birkaç saha yapmak, bir tabela asmak ve tanınmış bir futbolcunun ismini kullanmak değildir.
Bir futbol akademisi aynı zamanda şehir hafızasıdır.
O akademide çocuklara yalnızca topa nasıl vurulacağı değil, bu şehrin futbol tarihinin de anlatılması gerekir.
Tanju Çolak gelsin, ama Malatyalı futbol adamlarının önüne geçmesin
Burada yanlış anlaşılmak istemem.
Kimse Tanju Çolak gelmesin demiyor.
Ancak meseleye şu açıdan bakmak gerekiyor:
Tanju Çolak bu akademiye katkı sağlayacak bir isim olabilir.
Ama akademinin ruhunu oluşturacak isimler arasında Malatya'nın yetiştirdiği futbolcular, teknik direktörler ve futbol emekçileri neden başrolde olmasın?
Neden bir danışma kurulu oluşturulmasın?
Neden Malatyalı eski futbolculardan, teknik adamlardan, antrenörlerden oluşan bir futbol kurulu kurulmasın?
Neden yıllarca bu şehirde futbol oynayan ve futbol öğreten insanların tecrübelerinden yararlanılmasın?
Neden genç bir Malatyalı çocuk, kendi şehrinden çıkmış bir futbolcuyu örnek alma fırsatı bulmasın?
Çocuklara önce kendi şehirlerinin hikâyesini anlatın
Bugün Malatya'nın bir çocuğuna “Senin şehrinden hangi futbolcular çıktı?” diye sorsak, acaba kaç isim sayabilir?
İşte asıl mesele burada.
Çocuklarımızın önüne yalnızca yıldız isimleri koymak yerine, kendi şehirlerinden çıkıp profesyonel futbolun zirvesine ulaşmış insanların hikâyelerini anlatmamız gerekiyor.
Bir çocuk;
“Ben de Salih Özcan gibi milli futbolcu olabilirim.”
“Ben de Erkan Sekman gibi Süper Lig'de oynayabilirim.”
“Ben de Muhammet Akagündüz gibi Avrupa'da forma giyebilirim.”
“Ben de Adem Büyük gibi yıllarca profesyonel futbol oynayıp teknik adam olabilirim.”
diyebilmeli.
İşte gerçek futbol akademisi biraz da budur.
Malatya'nın futbol hafızasını yeniden ayağa kaldırın
Malatya depremle büyük bir yıkım yaşadı.
Şehir yeniden ayağa kalkmaya çalışıyor.
Bu süreçte sporun, özellikle de futbolun çocuklar açısından ne kadar önemli olduğunu anlatmaya gerek bile yok.
Ama yeniden inşa sadece betonla olmaz.
Şehrin hafızasını da yeniden inşa etmek gerekir.
Malatya'nın futbol hafızası ise öyle birkaç isimle sınırlı değil.
On yılların emeği var.
Sahada ter dökenler var.
Kulüplerin kapısından içeri girip çıkanlar var.
Gençleri yetiştiren antrenörler var.
Mahalle sahalarında çocuklara futbol öğretenler var.
Profesyonel liglerde Malatya'yı temsil edenler var.
Milli formayı giyenler var.
Teknik direktörlük yapanlar var.
Ve bugün hâlâ bu şehrin futboluna katkı sunabilecek yüzlerce insan var.
Büyükşehir Belediyesi'ne çağrımızdır
Sayın Malatya Büyükşehir Belediyesi...
Bir futbol akademisi kuruyorsanız, Malatya'nın futbol adamlarını da bu projenin içerisine dahil edin.
Onları yalnızca açılışlarda hatırlamayın.
Fotoğraf karesinde birkaç saniye görünmeleri için çağırmayın.
Tecrübelerinden yararlanın.
İsimlerini yaşatın.
Gençlerle buluşturun.
Seminerler düzenleyin.
Antrenör eğitimlerinde görev verin.
Malatya futbol tarihini anlatan bir arşiv oluşturun.
Eski futbolcuları, teknik adamları ve futbol emekçilerini gençlerle bir araya getirin.
Çünkü bu şehirde futbol adamı yok değil.
Belki de sorun, bizim kendi futbol adamlarımızı yeterince görmememiz.
Tanju Çolak'ın Malatya'ya gelmesine itirazımız yok.
Ama şunu da yüksek sesle söyleyelim:
Malatya futbolunun hikâyesi Tanju Çolak ile başlamadı.
Ve umarız ki yeni kurulacak akademinin hikâyesi de yalnızca dışarıdan getirilen bir isim üzerinden yazılmaz.
Çünkü Malatya'nın kendi futbol hikâyesi var.
Hem de öyle küçümsenecek, kenara atılacak bir hikâye değil.
Bu şehrin futbol hafızası, bir akademinin temel taşı olacak kadar güçlü.
Yeter ki o hafızaya sahip çıkılsın.
Yeter ki Malatyalının kendi değerine güvenilsin.
Yeter ki “dışarıdan biri gelsin, projeyi o büyütsün” anlayışı yerine,
“Bizim de yetişmiş insanımız var, bizim de futbol aklımız var” denilebilsin.
Çünkü mesele Tanju Çolak meselesi değildir.
Mesele, Malatya'nın kendi evlatlarına ne kadar değer verdiği meselesidir.