M. Said Yalçın

Sandık, baskıdan daha yüksek sesle konuştu

M. Said Yalçın

Malatya’da Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri sona erdi. Depremin ardından toparlanmaya çalışan, kayısıdan sanayiye, esnaftan ihracatçıya uzanan bir ekonomik yapının kim tarafından temsil edileceği sandıkta belli oldu. Yüreği Malatya için atan, işini kentin menfaatiyle ölçen Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 2018 ve 2022’nin ardından üçüncü dönemde de tüm engellemelere rağmen üyelerinin takdiriyle galip geldi. Kazanan bir liste değil, odanın iradesi oldu.
Takvim ilan edilir edilmez eleştiri de başladı. Mahmut Boyraz ve ekibi, yarışı daha sandık kurulmadan sertleştirdi. Seçime üç dört gün kala, bir ara Sadıkoğlu’nun yanında durup sonra Boyraz’ın safına geçen bir zevat bana sordu: “13 bin üye varsa neden 4 bin 300 kişi oy kullanıyor?” Şaşırdım. Seçime giden birinin, kaç üyenin oy hakkının olduğunu bilmemesi akıl tutulmasıdır. Oysa 7 bin 300 civarında üyenin sandığa gidebileceğini sağır sultan duymuştu. Hitap evinde yat denilecek bir soruydu; çünkü oda seçimi, nüfus sayımı değildir. Oy, aidiyeti olanın hakkıdır.
1 Ekim’de o hak kullanıldı. Oy kullanma hakkı bulunan 7 bin 217 üyeden 5 bin 412’si sandığa gitti; katılım yüzde 75 oldu. Otuz üç meslek komitesinde Sadıkoğlu’nun beyaz listesi 19 grubu ve 50 meclis üyesini, Boyraz’ın sarı listesi 13 grubu ve 39 meclis üyesini aldı; iki üye bağımsız girdi. Oda yönetimi tabloyu resmen “üçüncü kez kazandı” diye duyurdu. Sahada dolaşanların dilinde rakamlar 51’e 40 diye de anıldı; öz değişmez. Çoğunluk beyaz listededir, meşruiyet sandıktadır.
Asıl fark kapıdaydı. Sadıkoğlu, seçim günü oy kullanan üyeleri kapıda karşıladı, elini sıktı, “odanıza hoş geldiniz” dedi. Kampanyada Boyraz üye ziyaretiyle yetinirken Sadıkoğlu, üye olmayan esnafı da es geçmedi; dükkân dükkân dolaşıp derdini dinledi. Oda koltuğu, yalnızca aidat yatıranın değil, Malatya’da ekmek kazananın da sesi olabilir. Üç dönem üst üste başkanlık, bu yüzden bir rekordan ibaret değil. Odanın tarihine, siyasi rüzgârla değil üye iradesiyle geçilen bir çizgidir.
1975 Malatya doğumlu, İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu Sadıkoğlu’nun sicili de yeni değil. Ticarete öğrencilik yıllarında girdi; mobilya, iletişim, beyaz eşya ve perakendede ithalat ve ihracat yapıyor. 2000’de meclis üyesi, 2005–2013 arasında iki dönem yönetim kurulu üyesi, 2018’de başkan. Üçüncü dönem, ani bir çıkış değil; çeyrek asrı aşan bir emeğin devamı. Bu kez listeyi daha genç kurdu. Kırk yaşın altında beş meclis üyesi var. Taze kan, yeni hedef ve daha hızlı proje vaadi boş slogan olmasın diye konmuş bir tercihtir.
İkinci dönemin izi de afişte kalmadı. Deprem sonrası çarşı merkezinin yeniden inşasında esnafın hukukunu taşımak, yıkımdaki toz, asbest ve aydınlatma riskine sessiz kalmamak, oda hizmetinde Türkiye’de ilk TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi’ni almak; üyeye dokunan işler. Masada duran başlıklar da aynı çizgide: Avrupa Birliği Bilgi Merkezi, dijital dönüşüm ve yapay zekâ merkezi, Malatyalı üreticinin savunma sanayii tedarik zincirine girmesi, “burada kur, burada üret, dünyaya açıl” çağrısı. TOBB yönetim kurulu üyeliği, bunun yalnızca yerel bir iddia olmadığını gösteriyor.
Seçim biter bitmez telefonlar da geldi. Birkaç arkadaş, Boyraz’ın Sadıkoğlu’nun üyelerini satın alacağı yönünde bir serzenişte bulundu. Böyle bir hesabın iki ayağı sakattır. Üyeyi satın almak yetmez; meclis üyesini de almak gerekir. Sandıkta oluşan irade, kapalı kapı pazarlığına benzemez. Dikkat etsin Mahmut Boyraz: satın alayım derken satılmasın. Malatya iş dünyası, kimin kimi pazarladığını değil, kimin kent için dik durduğunu görüyor.
Üçüncü dönem alkış dönemi değil, ustalık dönemidir. Çoğunluk, rakibi yok sayma hakkı vermez. Kayısıcısından müteahhidine, mobilyacısından medikalciye her komitenin sesi masada kalmalı. Sadıkoğlu’nun seçim gecesi sözü bu yüzden önemli: Kazanan Malatya’dır; doğru olanın yanında durulacak, eğriye ve kişisel menfaate boyun eğilmeyecek; oy verenle vermeyen ayrılmadan oda herkesin odası olacaktır. Söz tutulursa, beyaz listenin kazandığı şey bir koltuk değil, deprem sonrası Malatya’nın üretim iradesi olur.
Sandık konuştu. Sıra, konuşulanı icraya çevirmekte.

Yazarın Diğer Yazıları