Üç Belediye Başkanı Yeşilyurtspor İçin Birleşti, Peki Ya Malatya Futbolunun Efsanesi?
M. Said Yalçın
Malatya futbolunda bugün sevinmemiz gereken bir gelişme var: Üç belediye başkanının Yeşilyurtspor etrafında bir araya gelmesi… Ancak insan ister istemez şu soruyu soruyor: Madem Malatya futbolu için güçler birleştirilebiliyor, neden bu birliktelik şehrin bütün futbol değerlerini yaşatmak için kullanılmadı?
Malatya futbolunun bugün geldiği noktayı düşününce insanın aklına birbirinden farklı sorular geliyor. Bir tarafta Yeşilyurtspor’un yükselişi, diğer tarafta Yeni Malatyaspor’un yaşadığı büyük çöküş, bir köşede ise Malatya futbolunun hafızasında ayrı bir yere sahip Efsane Malatyaspor…
Üç belediye başkanının Yeşilyurtspor için bir araya gelmesi elbette sevindirici. Şehrin sporuna destek olmak, kulüplerin önünü açmak ve Malatya’nın adını futbol sahalarında duyurmak önemli bir sorumluluk. Bu birlikteliği küçümsemek, yapılan çalışmaları görmezden gelmek doğru olmaz.
Ancak meseleye yalnızca Yeşilyurtspor penceresinden bakarsak Malatya futbolunun asıl meselesini gözden kaçırmış olmaz mıyız?
Birlik olmak güzel, peki neden bütün Malatya futbolu için değil?
Edindiğim bir bilgiye göre, Yeşilyurtspor konusunda ortaya konulan iş birliği teklifinin Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın tarafından gündeme getirildiği ifade ediliyor. Bu konuda kamuoyuna yansıyan ayrıntıların ve görüşmelerin tamamını bilmiyorum. Dolayısıyla masada nelerin konuşulduğunu, hangi şartların değerlendirildiğini ve hangi gerekçelerle karar alındığını kesin olarak söyleyemem.
Fakat bir Malatyalı futbolsever olarak kendi kanaatimi açıkça ifade etmek istiyorum: Keşke bu birliktelik yalnızca Yeşilyurtspor’un başarısı için değil, Malatya futbolunun tamamını ayağa kaldırmak için de değerlendirilseydi.
Üç belediye başkanı bir araya gelebiliyorsa, şehrin futbol geleceğini ilgilendiren daha geniş bir plan neden ortaya konulmasın?
Yeni Malatyaspor’un yeniden ayağa kaldırılması, Efsane Malatyaspor’un yaşatılması ve Yeşilyurtspor’un desteklenmesi birbirine alternatif olmak zorunda değil. Tam tersine, doğru bir planlamayla bu kulüpler Malatya futbolunun birbirini tamamlayan değerleri hâline gelebilirdi.
Elbette her kulübün farklı ekonomik şartları, yönetimsel sorunları ve sportif hedefleri var. Ancak bu farklılıklar, şehrin futbol hafızasını korumak için ortak bir irade ortaya konulmasına engel olmamalı.
Yeşilyurtspor’a yapılan transferler doğru olabilir, ama mesele bundan ibaret değil
Yeşilyurtspor’un kadrosuna önemli ve kaliteli isimler katıldığı yönündeki değerlendirmelere katılıyorum. Üçüncü Lig hedefi doğrultusunda güçlü bir takım kurulması, şehrin futboldaki temsil gücünü artırması açısından kıymetli.
Ancak insan burada da bir soru sormadan edemiyor.
Üçüncü Lig için böylesine iddialı bir kadro kurulabiliyorsa, aynı ligde Yeni Malatyaspor’un da yer aldığı bir futbol düzeni neden mümkün olmasın? İki Malatya takımının aynı ligde mücadele etmesi, şehrin futbol heyecanını artırmaz mıydı? Rekabeti, taraftar ilgisini ve tribün hareketliliğini güçlendirmez miydi?
Belki de Malatya futbolu için daha geniş bir futbol yapılanmasının temelleri atılabilirdi.
Burada Yeşilyurtspor’un başarısına karşı olduğum düşünülmesin. Tam tersine, Yeşilyurtspor başarılı olsun, Malatya’nın adını en iyi şekilde temsil etsin, sezon boyunca istikrarlı bir performans ortaya koysun istiyorum.
Ancak bir kulübün başarısına sevinirken diğer kulüplerin yaşadığı kayıpları da unutmamak gerekiyor.
Çünkü Malatya futbolu, tek bir kulübün başarısından ibaret değil.
Yeni Malatyaspor bu şehir için yalnızca bir futbol takımı değildi
Yeni Malatyaspor’un yaşadığı süreç, Malatya futbolseverlerinin hafızasında kolay kolay silinmeyecek bir yara bıraktı. Üst liglerde mücadele etmiş, şehre önemli heyecanlar yaşatmış ve Malatya’yı Türkiye futbolunda temsil etmiş bir kulübün bu noktaya gelmesi, yalnızca sportif bir başarısızlık olarak değerlendirilemez.
Bu süreçte yaşananların bütün yönleriyle ele alınması, kulübün hangi kararlarla bugünkü durumuna geldiğinin anlaşılması ve varsa ihmallerin ortaya çıkarılması gerektiğini düşünüyorum.
Benim asıl itirazım da burada başlıyor.
Yeni Malatyaspor’un yaşadığı sorunlar karşısında şehrin bütün dinamikleri daha güçlü bir irade ortaya koyamaz mıydı? Bugün Yeşilyurtspor için gösterilen dayanışma, geçmişte Yeni Malatyaspor’un geleceği için de gösterilemez miydi?
Bu soruların cevaplarını kamuoyunun bilmeye hakkı var.
Üstelik mesele yalnızca Yeni Malatyaspor da değil. Efsane Malatyaspor, bu şehrin futbol tarihinde önemli bir yere sahip. Onun adı, geçmişte yaşanan başarılar, tribünlerde biriken hatıralar ve kuşaktan kuşağa aktarılan taraftarlık duygusuyla birlikte anılıyor.
Bir kulübün geçmişini yaşatmak, yalnızca eski maçları hatırlamakla olmaz. O kulübün geleceği için de somut adımlar atmak gerekir.
Efsane Malatyaspor sahipsiz bırakılmamalı
Buradan üç belediye başkanına açık bir çağrıda bulunuyorum.
Yeşilyurtspor’a sahip çıkmanız kıymetlidir. Ancak Efsane Malatyaspor’u da gündeminize alın. Kulübün mevcut durumunu değerlendirin, imkânları araştırın ve yaşatılması için neler yapılabileceğini kamuoyuyla paylaşın.
Bunun mutlaka büyük bütçelerle, gerçekçi olmayan vaatlerle veya bir anda çözülecek sorunlarla yapılması gerekmiyor. Öncelikle kulübün durumunun şeffaf biçimde ortaya konulması, sürdürülebilir bir yol haritası hazırlanması ve ilgili tarafların bir araya getirilmesi bile önemli bir başlangıç olabilir.
Efsane Malatyaspor’un geleceği, sosyal medyada yapılan tartışmalara veya kişisel polemiklere terk edilmemeli. Bu kulüp, Malatya futbolunun ortak değerlerinden biri olarak ele alınmalı.
Malatya’da futbolun geçmişiyle bugünü arasında köprü kuracak bir anlayışa ihtiyacımız var.
Bugün Yeşilyurtspor’un başarısını konuşuyoruz. Peki yarın Efsane Malatyaspor’un adını hangi şartlarda konuşacağız? Yeni Malatyaspor’un geleceği için nasıl bir yol izlenecek?
Bu soruların cevabını beklemek, Malatya futboluna gönül verenlerin en doğal hakkıdır.
Yeşilyurtspor yönetimine de bir hatırlatma
Yeşilyurtspor yönetimi, kurulan kadronun ve kendilerine sunulan desteğin sorumluluğunu taşıyor. Güçlü transferler yapmak önemli; ancak futbolun asıl sınavı sezon boyunca veriliyor.
İyi sonuçlar alındığında alkışlanmak ne kadar doğalsa, kötü sonuçlar geldiğinde eleştirilmek de futbolun bir parçasıdır.
Bugün tribünlerden ve kamuoyundan destek gören bir takımın yarın yaşayabileceği puan kayıpları, yönetim ve teknik kadro açısından farklı bir atmosfer oluşturabilir. Taraftarın beklentisi yüksekse eleştirisi de yüksek olur.
Bu nedenle Yeşilyurtspor’un yalnızca iyi başladığı bir sezonu değil, istikrarlı bir sezonu hedeflemesi gerekiyor. Yapılan yatırımların karşılığının sahada alınması, kulübün mali ve idari yapısının sağlıklı biçimde sürdürülmesi önem taşıyor.
Yöneticiler şunu unutmamalı: Taraftarın sevgisi değerlidir ama bu sevgi, koşulsuz bir onay anlamına gelmez. Futbol kamuoyu başarıyı takdir ettiği gibi başarısızlığı da sorgular.
Yeşilyurtspor’un sezon sonuna kadar aynı kararlılıkla yoluna devam etmesini gönülden isterim. Çünkü bu takımın başarısı Malatya adına kazanımdır.
Ancak başarıya duyulan sevinç, diğer kulüplerin sorunlarını unutturacak bir perdeye dönüşmemeli.
Malatya futbolunda cevap bekleyen sorular var
Yeni Malatyaspor’un yaşadığı çöküşün ardından Malatya’da futbol adına eskisi kadar umutlu konuşamadığımı itiraf etmeliyim. Bir dönem şehrin en büyük heyecanlarından biri olan futbolun bugün bu kadar çok soru işaretiyle anılması üzücü.
Burada kişileri hedef göstermekten veya kesinleşmemiş iddiaları gerçekmiş gibi sunmaktan yana değilim. Ancak geçmişte kulüp yönetiminde görev alan kişilerin kararları, sorumlulukları ve yönetim dönemleri de kamuoyunun değerlendirmesine açık olmalı.
Özellikle Adil Gevrek’in Yeni Malatyaspor’daki yönetim dönemi ve kulübün yaşadığı süreç hakkında taraftarların cevap beklediği sorular bulunuyor. Bu soruların kişisel tartışmalara dönüşmeden, somut bilgi ve belgeler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Herhangi bir kişi hakkında suç işlendiğini söylemek, bir soruşturmanın varlığını kesinmiş gibi sunmak veya kanıtlanmamış iddiaları hüküm olarak açıklamak doğru değildir. Fakat bu hassasiyet, kamuoyunun açıklama talep etmesine de engel olmamalıdır.
Yetkili kurumların elinde değerlendirmeyi gerektiren bilgi ve belgeler bulunuyorsa, bunların hukuk çerçevesinde incelenmesini istemek en doğal vatandaşlık hakkıdır.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ve ilgili adli makamlara çağrım şudur: Futbol dünyasında gündeme gelen soruşturmalar ve incelemeler hangi usullerle yürütülüyorsa, Yeni Malatyaspor’un geçmişine ilişkin varsa somut ihmal, usulsüzlük veya hukuka aykırılık iddiaları da yetkili makamlarca tarafsız biçimde değerlendirilmelidir.
Burada talep edilen, herhangi bir kişinin peşinen suçlu ilan edilmesi değil; varsa hukuki sorumlulukların ortaya çıkarılması, yoksa da bunun hukukun gerektirdiği şekilde belirlenmesidir.
Malatya futbolseverleri, kulüplerinin nasıl bu noktaya geldiğini öğrenmek istiyor. Bu talep görmezden gelinmemeli.
Efsanenin yeri başka, Yeşilyurtspor’un başarısı başka
Şunu da özellikle ifade etmek isterim: Malatya’da bugün elli farklı takım kurulsa bile Efsane Malatyaspor’un taraftarların hafızasındaki yerini doldurmak kolay değildir. Çünkü bazı kulüpler yalnızca sahada oynadıkları futbolla değil, geçmişleriyle, taraftarlarıyla ve bir şehrin ortak hatıralarıyla yaşar.
Yeşilyurtspor’un başarısını istemekle Efsane Malatyaspor’un yaşatılmasını istemek arasında bir çelişki yoktur. Yeni Malatyaspor’un yeniden ayağa kalkmasını dilemek de bunlara aykırı değildir.
Asıl mesele, Malatya futbolunu tek bir kulübün omuzlarına bırakmamaktır.
Üç belediye başkanı bir araya gelmişken bu birlikteliğin daha geniş bir hedefe dönüştürülmesini beklemek hakkımız değil mi? Yeşilyurtspor’un başarısı için ortaya konulan irade, Efsane Malatyaspor’un geleceği ve Yeni Malatyaspor’un sorunlarının aydınlatılması için de kullanılabilir.
Belki bütün sorunlar bir anda çözülemeyecek. Belki ekonomik ve idari engeller aşılması zor meseleler çıkaracak. Ancak hiçbir şey yapmamak, soru sormamak ve geçmişte yaşananları unutmak da bir seçenek olmamalı.
Malatya futbolunun ihtiyacı, bir kulübü diğerine tercih etmek değil; bu şehrin futbol geçmişini, bugününü ve yarınını birlikte düşünebilen bir yönetim anlayışıdır.
Son sözüm üç belediye başkanına, kulüp yöneticilerine ve Malatya futbolunun bütün paydaşlarına:
Yeşilyurtspor’a destek verin, başarılarının arkasında durun. Ama Efsane Malatyaspor’u da unutmayın. Yeni Malatyaspor’un yaşadıklarına ilişkin soruların cevapsız kalmaması için üzerinize düşen sorumluluğu yerine getirin.
Çünkü Malatya futbolu yalnızca bugünün skorlarından ibaret değildir.
Bu şehrin bir geçmişi, unutulmayan bir efsanesi ve yeniden ayağa kalkmayı bekleyen umutları var.
Malatya futbolu bir kulüpten büyüktür. Efsaneyi yaşatmak, geçmişe saygı; geleceğe ise borcumuzdur.