M. Said Yalçın

'Sivil Toplum mu, Siyasi Hazırlık mı? MAGİNDER Üzerine Düşünmek'

M. Said Yalçın

Malatya’da son yıllarda sivil toplum alanında en hızlı yükseliş gösteren yapılardan biri olan MAGİNDER (Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği), kuruluşundan bu yana hem görünürlüğü hem de söylemleriyle dikkat çekiyor. Ancak bu hızlı yükseliş, beraberinde tartışmaları, eleştirileri ve soru işaretlerini de getirmiş durumda.

Derneğin başkanı Salih Karademir, özellikle yerel basında sıkça yer alması, hemen her konuda açıklama yapması ve Malatya’nın sorunlarını bireysel bir temsil gücüyle dile getiriyor görüntüsü vermesi nedeniyle uzun süredir eleştirilerin odağında. Daha önce köşe yazılarımızda da ifade ettiğimiz üzere, bir sivil toplum kuruluşunun görünürlüğü ile kişisel vitrin arasında ince bir çizgi bulunur. Bu çizginin aşılması, kurumsal kimliğin zarar görmesine neden olabilir.

Karademir’in kamuoyunda oluşturduğu profil, yalnızca bir dernek başkanı olmanın ötesinde, “her alana müdahil olan” ve “her sorunun çözümünde söz sahibiymiş gibi davranan” bir yapı izlenimi yaratıyor. Bu durum, zamanla “paranın ve etkin çevrelerin gücüyle her şeyin üstesinden gelirim” algısına dönüşerek, kamuoyunda ciddi bir tepki birikimine yol açtı.

MAGİNDER’in 2023 yılında güçlü bir kadro ve iddialı bir vizyonla yola çıkması, başlangıçta Malatya’da umut ve takdirle karşılanmıştı. Derneğin; kurumsallaşma, strateji geliştirme, finansal iş birlikleri oluşturma ve ulusal-uluslararası alanda etkinlik sağlama hedefleri, sivil toplum adına önemli bir boşluğu doldurabilecek nitelikteydi. Nitekim ilk dönemde yapılan saha çalışmaları, ilçe ziyaretleri, esnaf buluşmaları ve sosyal yardımlar, bu vizyonun sahaya yansıması olarak değerlendirildi.

Ancak süreç ilerledikçe, bu faaliyetlerin kurumsal bir çerçeveden ziyade, kişisel bir siyasi hazırlığın parçası olduğu yönünde iddialar dillendirilmeye başlandı. “Bir yerlere hazırlanıyor” söylemi, yalnızca kulislerde değil, kamuoyunda da açıkça konuşulur hale geldi.

Bu noktada en dikkat çekici gelişmelerden biri ise dernek içinde yaşandığı öne sürülen rahatsızlıklar ve ayrışmalar oldu. Malatya kamuoyunda saygınlığı olan bazı isimlerin istifa ettiği yönündeki iddialar, MAGİNDER’in iç yapısında da bir kırılma yaşandığına işaret ediyor. Özellikle Arif Aksoğan ve ardından Rıdvan Budak’ın istifa ettiği yönündeki söylentiler, “güçlü kadro” söyleminin ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusunu gündeme taşıdı.

Tüm bu gelişmelerin gölgesinde en çok tartışılan konu ise Salih Karademir’in siyasi hedefleri. Önümüzdeki süreçte Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi, milletvekilliği ya da bürokratik bir genel müdürlük gibi pozisyonlara aday olabileceği yönündeki iddialar, dernek faaliyetlerinin amacına dair soru işaretlerini artırıyor. Eğer bir sivil toplum kuruluşu, belirli bir kişinin siyasi kariyer basamağı olarak algılanmaya başlanırsa, bu durum o yapının toplumsal güvenilirliğini zedeler.

Unutulmamalıdır ki sivil toplum kuruluşları; bireysel hırsların değil, ortak aklın ve toplumsal faydanın temsilcisi olmalıdır. MAGİNDER’in kuruluş vizyonunda yer alan “kurumsal yapı” ve “yönetim becerisi” gibi kavramlar, ancak şeffaflık, katılımcılık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle anlam kazanır.

Bugün gelinen noktada MAGİNDER için asıl sınav, görünürlük değil güvenilirliktir. Dernek yönetiminin, kamuoyunda oluşan bu algıyı ciddiyetle değerlendirmesi ve kurumsal çizgiyi yeniden netleştirmesi gerekiyor. Aksi halde hızlı yükselişin ardından gelen hızlı bir itibar kaybı, sadece bir derneği değil, Malatya’daki sivil toplum kültürünü de olumsuz etkileyebilir.

Yazarın Diğer Yazıları