M. Said Yalçın

Parlak Tabela Değil, İç Tutarlılık Önemlidir

M. Said Yalçın

Malatya… Yıllardır eğitimde, STK’larda ve dernek faaliyetlerinde “modern yüzler” ile öne çıkmaya çalışıyor. Ancak şehirde gözle görülen bir gerçek var: Ne yazık ki birçok kurum dışarıya pırıl pırıl bir imaj verirken, içeride ehliyet, sorumluluk ve etik değerler bakımından ciddi eksiklikler taşıyor.

 “Tecrübe Kazanma” Adı Altında Ucuz Emek

Bazı özel eğitim kurumları ve kolej işletmecileri, yeni mezun öğretmenleri 6 ay boyunca ücretsiz çalışmaya zorladıkları bir model benimsiyor.
Evet, “deneyim önemli” diyoruz ama deneyim, emeksiz olmaz. Bu genç öğretmenlerin tecrübeye ihtiyaçları olduğu kadar adil ücret, mentorluk ve doğru bir çalışma ortamı hakkı da vardır. Kar amacı gütmeyen kurumlarda bile bu tür uygulamalar, eğitimi değersizleştiren bir model haline geliyor.

 STK’larda “Vitrincilik” Gerçeği

Şehrimizde faaliyet gösteren bazı sivil toplum kuruluşları, konferanslar, ödül törenleri ve sosyal medya paylaşımlarıyla dışarıya “her şey mükemmel” izlenimi veriyor. Fakat içeride:

Karar süreçlerinde şeffaflık yok,
Gönüllülerin katkısı görünmez sayılıyor,
Etkinliklerin toplumsal etkisi sorgulanmıyor.

Eleştiri değil, hesap verebilirlik istiyoruz. STK’ların sadece gösterişli etkinliklerle değil, somut, sürdürülebilir etkiyle değerlendirilmesi gerek.

 Dernek Başkanlığı: Ünvan mı, Sorumluluk mu?

Dernek başkanlarının pek çoğu, “genel müdürlük vasfı” gibi büyük ünvanlarla anılıyor. Ancak:

Bu sıfatların karşılığında ne tür somut projeler yapıldığı,
Topluma ne gibi katkılar getirildiği,
Üyelerin sesi olunup olunmadığı…sıklıkla göz ardı ediliyor.

Kısacası tabelalar büyük, içerik çoğu zaman zayıf.

 Güven, Vitrin Etiketleriyle Kazanılmaz

Bir eğitim kurumunun adı ne kadar dikkat çekici olursa olsun, öğretmenine verdiği değer maddedir. Bir derneğin logosu ne kadar parlak olursa olsun, şeffaflığı davranıştır. Bir STK’nın etkinlik takvimi ne kadar dolu olursa olsun, topluma dokunan programlardır gerçek başarıyı belirleyen.

Malatya’nın toplumsal gelişimi için şunu tekrarlamak gerekiyor:

Parlak görüntü değil, etik davranış; büyük ünvan değil, gerçek sorumluluk önemlidir.

Eğitimciler, kamu yararına çalışan STK’lar ve dernek temsilcileri, artık içeriğe odaklanmalı:

Genç öğretmenleri sömürmek yerine onlara yatırım yapan,
Gövde gösterisi yerine toplumsal fayda üreten,
Ünvanlara sarılmak yerine şeffaflık ve hesap verebilirlik gösteren bir anlayışa yönelmeli.

Çünkü elektrik süpürgesi ne kadar çekiciyse… içi ne kadar pislik doluysa, toplumsal kurumların parıltısı da o kadar yanıltıcı olabilir.

Yazarın Diğer Yazıları