Malatya Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine henüz uzun bir süre olmasına rağmen kulisler şimdiden hareketlenmeye başladı. 2027 yılında yapılması öngörülen seçimler öncesinde farklı isimlerin hazırlık yaptığı konuşuluyor. Bu durum elbette demokrasinin ve temsil yarışının doğal bir sonucudur. Ancak Malatya'nın bugün ihtiyaç duyduğu şey; kişisel hesaplardan çok şehrin geleceğine yönelik vizyonların konuşulmasıdır.
Bu noktada mevcut MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nun görev süresini objektif bir şekilde değerlendirmek gerekiyor.
Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 2018 yılında göreve geldiğinden bu yana özellikle "üyelerin ve şehrin sesi olma" anlayışını ön planda tuttu. Görev süresi boyunca yalnızca ticaret erbabının sorunlarını gündeme taşımakla kalmadı, Malatya'nın ekonomik, sosyal ve kentsel meselelerinde de aktif bir duruş sergiledi.
Özellikle 6 Şubat depremleri sonrasında Malatya'nın yaşadığı ağır yıkım sürecinde, iş dünyasının taleplerini Ankara nezdinde sürekli gündemde tutması dikkat çekti. Vergi ertelemeleri, mücbir sebep uygulamaları, finansmana erişim, sanayi alanlarının yeniden ayağa kaldırılması ve esnafın desteklenmesi gibi konularda yaptığı girişimler kamuoyunda geniş yankı buldu. Deprem sonrası şehrin yeniden inşası sürecinde ilgili bakanlıklara dosyalar sunarak Malatya'nın taleplerini doğrudan iletmesi, kent adına önemli bir temsil görevi olarak değerlendirildi.
Görev süresi boyunca ihracatın artırılması, sanayicilerin desteklenmesi, nitelikli iş gücü yetiştirilmesi ve e-ticaret alanında üyelerin geliştirilmesine yönelik birçok proje hayata geçirildi. İŞKUR ve Fırat Kalkınma Ajansı ile gerçekleştirilen iş birlikleri sayesinde hem istihdama hem de işletmelerin dönüşümüne katkı sağlanmaya çalışıldı.
Sadıkoğlu'nun bir diğer önemli özelliği ise Malatya'nın meselelerinde siyasi kimliklerden bağımsız hareket etmeye çalışması oldu. Zaman zaman merkezi yönetime yönelik eleştirilerde bulunması, zaman zaman ise şehrin yararına olan projelerde tüm kurumlarla iş birliği içerisinde hareket etmesi, onun "ortak akıl" vurgusunu güçlendiren unsurlar arasında yer aldı. Şehir menfaatini öncelik haline getiren bu yaklaşım, iş dünyasının önemli bir kesiminden destek gördü.
Elbette hiçbir yönetim kusursuz değildir. Yapılan her hizmet eleştirilebilir, eksikler dile getirilebilir. Ancak Malatya'nın yıllardır en büyük sorunlarından biri, şehri için çalışan insanları desteklemek yerine çoğu zaman yıpratmayı tercih etmesidir. Oysa şehirler; ortak hedefler etrafında birleşebildikleri ölçüde büyür.
Bugün Malatya'nın ihtiyacı olan şey; kişisel hesaplaşmalar değil, üretimdir. Kısır tartışmalar değil, projedir. Ayrışma değil, birliktir.
MTSO seçimleri yaklaştıkça isimler değişebilir, yeni adaylar ortaya çıkabilir. Ancak seçimin temel kriteri şu olmalıdır: Kim Malatya'nın sesi olmuş, kim bu şehrin sorunlarını kararlılıkla gündemde tutmuş ve kim Malatya'nın geleceğine somut katkılar sunmuştur?
Şahsi kanaatim odur ki, Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nun bugüne kadar ortaya koyduğu yönetim anlayışı, kriz dönemlerindeki duruşu ve şehir adına sergilediği mücadele, Malatya'nın menfaatleri açısından önemli bir kazanım olmuştur. Bu nedenle tecrübenin devamlılığının, şehrin ekonomik geleceği adına önemli bir avantaj sağlayacağı düşüncesindeyim.