Malatya siyaseti son aylarda alışılmadık derecede hareketli günlerden geçiyor. Siyasi partilerde yaşanan görev değişiklikleri, istifalar ve teşkilat içi yeniden yapılanmalar, kent siyasetinde adeta bir "siyasi ayak değişimi" yaşandığını gösteriyor.
Cumhuriyet Halk Partisi'nde başlayan tartışmalar ve ihraç süreçleri Malatya'ya da yansıdı. İl Başkanı Barış Yıldız'ın görevden alınmasının ardından yerine Hakan Satılmış'ın atanması, parti içerisinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor. Satılmış'ın geçmişte CHP yönetimine ve milletvekili Veli Ağbaba'ya yönelik eleştirel duruşuyla tanınması ise bu değişimi daha da dikkat çekici hale getiriyor.
Muhalefet cephesindeki hareketlilik bununla da sınırlı değil. Zafer Partisi Malatya İl Başkanı'nın sağlık gerekçelerini öne sürerek görevinden ayrılması, ardından partinin Malatya kurucularından Turgut Şahin'in istifasını açıklaması teşkilatta yaşanan iç kırılmaların işareti olarak değerlendiriliyor.
Milliyetçi Hareket Partisi'nde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Gökhan Gök ve ekibinin görevden alınmasının ardından, Ülkü Ocakları kökeniyle tanınan Turgay Şengönül'ün il başkanlığı görevine atanması teşkilatta yeni bir yapılanmanın habercisi oldu. MHP'nin Malatya'da daha disiplinli ve sahaya dönük bir teşkilat modeli oluşturma arayışında olduğu görülüyor.
İYİ Parti'de ise Emircan Eren döneminin kısa sürmesi dikkat çekti. Teşkilat içerisindeki uyumsuzluklar ve parti yönetimiyle yaşanan koordinasyon sorunları nedeniyle gerçekleşen değişimin ardından eski il başkanının yeniden göreve getirilmesi, birçok partili tarafından yerinde bir karar olarak değerlendirildi.
Bu tabloya bakıldığında Malatya'daki siyasi hareketliliğin yalnızca kişiler üzerinden okunması eksik olacaktır. Çünkü il başkanlarının karşı karşıya olduğu asıl meseleler isimlerden çok daha büyük ve çok daha ağırdır.
6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Malatya hâlâ yeniden ayağa kalkma mücadelesi veriyor. Deprem konutlarının teslim süreçleri, kentsel dönüşüm uygulamalarının mali yükü, eksik altyapı hizmetleri ve vatandaşların çözüm bekleyen talepleri, tüm siyasi partilerin önündeki en önemli sınav olarak duruyor.
Öte yandan deprem sonrası yaşanan göç hareketleri, kentin demografik yapısını önemli ölçüde değiştirdi. Malatya'dan ayrılan nüfus ile şehre gelen yeni nüfus arasındaki sosyal ve ekonomik dengelerin yeniden kurulması gerekiyor. Bu durum, siyasi partilerin seçmenle kurduğu iletişim biçimini de doğrudan etkiliyor.
Ekonomik alanda ise kayısı üreticisinin yaşadığı sorunlar, esnafın artan maliyetler karşısındaki mücadelesi ve finansmana erişim güçlüğü, il başkanlarının sürekli gündeminde yer alıyor. Vatandaşın beklentisi artık siyasi polemiklerden çok somut çözüm ve sonuç görmek yönünde.
Kentte dikkat çeken bir başka sorun ise ortak akıl eksikliği. Siyasi partiler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları arasında kalıcı bir iş birliği mekanizmasının oluşturulamaması, Malatya'nın yeniden yapılanma sürecini yavaşlatıyor. Farklı siyasi görüşlere sahip aktörlerin zaman zaman aynı masa etrafında buluşamaması, kentin enerjisinin iç tartışmalara harcanmasına neden oluyor.
Bugün Malatya'nın ihtiyacı olan şey yeni isimlerden önce yeni bir anlayıştır. Çünkü depremin yaralarını sarmak, ekonomiyi canlandırmak ve kentin geleceğini inşa etmek yalnızca bir partinin ya da bir il başkanının başarabileceği bir iş değildir. Bu süreç, tüm siyasi aktörlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel yönetimlerin ortak sorumluluğudur.
Malatya'nın kaybedecek zamanı yoktur. Şehir, siyasi rekabetin değil; ortak aklın, ortak vicdanın ve ortak hedeflerin etrafında birleşebildiği ölçüde yeniden ayağa kalkacaktır. Görev değişiklikleri elbette siyasetin doğal bir parçasıdır. Ancak vatandaşın beklentisi isimlerin değişmesinden çok, sorunların çözülmesidir.
Asıl soru şudur: Değişen il başkanları mı olacak, yoksa Malatya'nın kronikleşen sorunlarına bakış açısı mı?