M. Said Yalçın

Gönlü Zarif Olanın İmtihanı Ağır Olur

M. Said Yalçın

Hayat, herkese aynı soruları sormaz. Kimi insanın karşısına servet çıkar, kimi insanın önüne makam. Kiminin sınavı yoklukla, kimininki ise varlıkla olur. Fakat bir gerçek vardır ki çoğu zaman gözden kaçar: Gönlü zarif olanın imtihanı daha ağır olur.
Zarafet, sadece kibarlık değildir. Zarafet; kırıldığı halde kırmamayı seçmektir. Haksızlığa uğradığında öfkesine yenik düşmemektir. İnsanların yükünü omuzlarken kendi yorgunluğunu sessizce taşımaktır. İşte bu yüzden zarif insanlar, hayatın en derin sınavlarına maruz kalırlar.
Çünkü hayat, güçlü görünenleri değil; derin olanları sınar.
Bir insanın kalbi ne kadar inceyse, yaşadığı olayların etkisi de o kadar büyük olur. Başkalarının fark etmediği bir söz, onun içinde günlerce yankılanabilir. Bir vefasızlık, bir nankörlük ya da bir ihanet, ruhunda derin izler bırakabilir. Çünkü zarif insanlar dünyaya sadece gözleriyle değil, kalpleriyle bakarlar.
Modern dünyanın en büyük yanılgılarından biri, sertliğin güç olduğuna inanmaktır. Oysa gerçek güç, incelikte saklıdır. Bağırmak kolaydır; susup sabretmek zordur. Kırmak kolaydır; onarmak emek ister. Nefret etmek kolaydır; sevmeye devam etmek ise karakter ister.
Bu nedenle zarif insanlar çoğu zaman yalnız kalırlar. Çünkü herkes onların değerini anlayamaz. Çıkar ilişkilerinin hâkim olduğu bir çağda, samimiyet çoğu zaman zayıflık sanılır. Oysa zarif insanın sessizliği korkudan değil, asalettendir. Onun geri çekilişi yenilgiden değil, karakterinden kaynaklanır.
Tarih boyunca da böyle olmuştur. Büyük gönüller, büyük acılarla yoğrulmuştur. İnsanlığa ışık tutan nice isim, hayatlarının en zor dönemlerinden geçmiştir. Çünkü olgunluk, rahatlığın değil; sabrın eseridir. Derinlik, fırtına görmeyen sularda değil, dalgalarla mücadele eden denizlerde oluşur.
Belki de bu yüzden hayat, en ağır yükleri taşıyabilecek omuzlara verir. Çünkü zarif insanlar kırılabilir ama kolay kolay bozulmazlar. Yorulabilirler ama merhametlerinden vazgeçmezler. Üzülebilirler ama vicdanlarını kaybetmezler. İşte onların gerçek gücü de burada saklıdır.
Bugün çevremize baktığımızda, sessizce mücadele eden pek çok insan görürüz. Kimisi ailesi için, kimisi evladı için, kimisi de sadece insan kalabilmek için savaşmaktadır. Onların ortak noktası; kalplerindeki nezaketi tüm zorluklara rağmen koruyabilmeleridir.
Unutulmamalıdır ki hayatın en değerli insanları, en az yara alanlar değil; aldığı yaralara rağmen kalbini karartmayanlardır. Çünkü insanı büyük yapan, yaşadığı acılar değil; o acılara verdiği cevaptır.
Ve belki de hayatın en büyük sırrı burada gizlidir:
Gönlü zarif olanın imtihanı ağırdır; çünkü onun taşıdığı emanet sıradan değildir. Kalbi güzel olanlar daha çok sınanır, çünkü güzelliğin korunması güç ister. Fakat her zorluğun sonunda bir hikmet, her sabrın sonunda bir karşılık vardır.
Zira bazı insanlar bu dünyaya sadece yaşamak için değil; insanlığa nezaketin, merhametin ve vicdanın hâlâ mümkün olduğunu göstermek için gelirler.
 

Yazarın Diğer Yazıları