Bir insanın memleketine katkı sağlayan kişilere destek vermesi zorunluluk değildir. Bu tamamen kişisel değerlere, bakış açısına ve yapılan hizmetlerin nasıl değerlendirildiğine bağlıdır. Destek vermek de vermemek de bireysel bir tercihtir. Herkesin memleketine katkı sunma biçimi farklıdır.
Ancak bazı dönemler vardır ki insanlar duruşlarını daha açık ortaya koymayı tercih eder. Özellikle yerel dinamiklerin güçlü olduğu şehirlerde bu durum daha belirgin şekilde hissedilir. Yaklaşan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri de böyle bir sürecin içerisindedir.
Ben kendi adıma düşüncemi gizleyenlerden olmadım. Yıllardır olduğu gibi bugün de Malatya'nın öz evlatlarından biri olarak gördüğüm, mevcut Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'na desteğimi açıkça ifade ediyorum. Çünkü gazetecilik mesleğini icra ederken fikir sahibi olmanın değil, fikirleri gizleyerek farklı görünmeye çalışmanın daha büyük bir sorun olduğunu düşünüyorum.
Malatya'da gazetecilik yapmak kolay değil. Hele ki 6 Şubat depremlerinin ardından yerel basının yaşadığı ekonomik ve yapısal zorluklar düşünüldüğünde bu mesleği sürdürmek her zamankinden daha fazla fedakârlık gerektiriyor. İnternet sitelerinin barınma ve alan adı maliyetlerinden gazete basım giderlerine kadar birçok yükün altında mücadele veren tüm meslektaşlarıma saygı duyuyorum. Herkesin şartları ve tercihleri farklıdır.
Benim mizacım ise nettir. İnandığım, memlekete fayda sağladığını düşündüğüm insanları açıkça desteklerim. Haberlerimde de sosyal medya paylaşımlarımda da bunu saklama ihtiyacı hissetmem.
Son günlerde Malatya TSO çevresinde yaşanan bazı tartışmaları ve sosyal medya paylaşımlarını takip ettim. Özellikle geçmişte kurum içerisinde görev almış bazı isimlerin serzenişlerini görmek beni üzdü. Çünkü hepimiz aynı şehrin insanlarıyız. Aynı havayı soluyor, aynı sorunlarla mücadele ediyoruz.
Öte yandan Mahmut Boyraz'ın paylaştığı bir görsel üzerinden oluşan tartışmaların da gereğinden fazla büyütüldüğünü düşünüyorum. Kimseyi hedef göstermek ya da itibarsızlaştırmak gibi bir niyetimiz yoktur. Mahmut Boyraz da bu şehrin yetiştirdiği isimlerden biridir. Siyasetten sivil toplum çalışmalarına kadar birçok alanda bulunmuş, çevresi olan bir isimdir. Eleştiri yapılabilir; ancak eleştirinin de karşılıklı saygı çerçevesinde kalması gerekir.
Beni asıl üzen nokta ise yerel basını yok sayan yaklaşımlardır. Malatya'da yıllardır emek veren gazetecilerin ve medya kuruluşlarının görmezden gelinmesini doğru bulmuyorum. Özellikle haber kaynakları paylaşılırken veya kamuoyuna yön verilmeye çalışılırken yerel basının emeğine saygı gösterilmesi gerektiğine inanıyorum.
Gelelim esas meseleye...
Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ile dostluğumu hiçbir zaman gizlemedim. Geçmiş seçim süreçlerinde de yanında olduğumu açıkça ifade ettim. Seçim çalışmalarına katıldım, görüşlerimi kamuoyuyla paylaştım. Bugün de aynı noktadayım.
Bunun nedeni herhangi bir çıkar ya da beklenti değildir. Tam aksine, özellikle deprem sonrasında Malatya Ticaret ve Sanayi Odası'nın şehir adına yürüttüğü çalışmalarda Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nun önemli bir temsil görevi üstlendiğine inanıyorum. Ankara nezdinde yapılan girişimlerden iş dünyasının sorunlarının gündeme taşınmasına kadar birçok konuda aktif bir duruş sergilendiğini düşünüyorum.
Elbette herkes aynı fikirde olmak zorunda değildir. Demokratik toplumlarda farklı adaylar, farklı görüşler ve farklı tercihler olacaktır. Ancak benim tercihim nettir.
Bu can bu bedende olduğu sürece, herhangi bir menfaat gözetmeksizin, Malatya için çalıştığına inandığım Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nun yanında olmaya devam edeceğim.
Mahmut Boyraz ile ilgili yaşanan görüş ayrılıkları ise şahsi bir meseledir. Bu durumun Malatya'nın ortak menfaatlerinin önüne geçmemesi gerektiğine inanıyorum.
Ve son olarak, mesele kişilerden çok daha büyüktür. Mesele Malatya'dır. Kim bu şehrin kalkınmasına, ekonomisine ve geleceğine katkı sunuyorsa, takdiri de eleştiriyi de kamuoyu önünde alacaktır. Bizler de düşüncelerimizi açık yüreklilikle ifade etmeye devam edeceğiz.