M. Said Yalçın

'Adam Gibi Yönetim: Sözde Değil Sahada'

M. Said Yalçın

Battalgazi’de bir yönetim anlayışı var ki, üzerine çok fazla söz söylemeye gerek bırakmıyor. Belediye Başkanı Bayram Taşkın için Malatyalıların diline pelesenk olmuş bir ifade var: “Adam gibi adam.”

Bu ifade, öylesine kullanılan bir övgü değil. Mütevazılığıyla, çalışkanlığıyla, güler yüzüyle ve en önemlisi makamdan ziyade insanı önceleyen yaklaşımıyla sahada karşılığı olan bir tanımlama. Vatandaşla hemhal olan, esnafın kapısını çalan, personelin derdini dinleyen bir yönetici profili çiziyor. Bugün yerel yönetimlerde en çok aranan ama en az rastlanan özelliklerin başında da tam olarak bu geliyor.

Bizler bugüne kadar Malatya için kalem oynatırken tek bir ölçüyle hareket ettik: İyiye iyi, kötüye kötü demek. Bu duruş bazen tepki çekti, bazen takdir gördü. Ama hiçbir zaman ne alkış uğruna yazdık ne de eleştiri yaparken kişisel hesap güttük. Çünkü derdimiz makamlar değil, Malatya’dır.

Bu noktada Bayram Taşkın’ın basına yönelik geçmişte yaptığı bir uyarıyı da hatırlatmak gerekir: “Çürük elmaları aranızdan ayırın.” Açık konuşmak gerekirse bu söz, bugün her zamankinden daha anlamlı. Çünkü artık eline mikrofonu, cebine telefonu alan herkes kendini “basın” olarak tanımlıyor. Sosyal medyada takipçi sayısını gazetecilik ölçütü sanan bir anlayış hızla yayılıyor.

Sorun burada da bitmiyor. Ne yazık ki bazı belediyelerin basın birimleri de bu tabloya çanak tutuyor. Gerçek gazetecilik emeği ile sosyal medyayı kazanç kapısı gören anlayışı aynı kefeye koyanlar, aslında mesleğe en büyük zararı veriyor. “Yapıştır parayı, yayınlansın” mantığı, hem etik değerleri zedeliyor hem de kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasını engelliyor.

Altını çizerek söyleyelim: Kamuda çalışan birinin aynı zamanda medya faaliyeti yürütmesine kategorik olarak karşı değiliz. Devlet bu hakkı tanımışsa, elbette yapılabilir. Ancak mesele, bu işi nasıl yaptığınızdır. Gazetecilik bir sorumluluktur, birikim ister, dil ister, duruş ister. Sadece kamera açmakla, mikrofon tutmakla olmaz.

Bugün basın toplantılarına gidiyoruz; karşımızda diksiyonu olmayan, habercilik refleksi bulunmayan ama kendini “basın mensubu” olarak konumlayan kişiler görüyoruz. Daha da vahimi, bu kişilerin bazen gerçek gazetecilerden daha fazla itibar gördüğüne şahit oluyoruz. Kimse kusura bakmasın, buna sessiz kalmayız.

Bu noktada Battalgazi Belediyesi’nin yaklaşımını ayrı bir yere koymak gerekir. Personel alımında liyakati önceleyen, “kim olursa olsun” değil “kim hak ediyorsa” anlayışıyla hareket eden bir çizgi var. Bu duruş, yerel yönetimlerde alışık olmadığımız kadar net ve değerlidir.

Aynı şeyi tüm belediyeler için söylemek ise maalesef mümkün değil. Örneğin bazı kurumlarda yaş kriteri koyulup sonra bu kriterin esnetildiğini, bazı belediyelerde ise kısa sürede ciddi sayıda personel alımı yapıldığını görüyoruz. Öte yandan, gerçekten ihtiyacı olan bir vatandaş için defalarca kapı çalınsa da sonuç alınamayan durumlar da ortada.

İşte tam da bu yüzden diyoruz ki; mesele sadece yönetmek değil, adil yönetmektir. Sadece hizmet etmek değil, hakkaniyetle hizmet etmektir.

Bugün Battalgazi’de ortaya konan tablo, bu anlamda dikkatle izlenmesi gereken bir örnektir. Çünkü güven, sözle değil icraatla kazanılır. Ve o güven bir kez oluştuğunda, gerisi zaten kendiliğinden gelir.

Bu şehirde kim doğru yapıyorsa yanında, kim yanlış yapıyorsa karşısında olmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim tarafımız belli: Malatya.

Yazarın Diğer Yazıları