Malatya deprem ile önemli oranda irtifa kaybetmiş bir memlekettir. Bu olgunun etkisiyle üretim ve istihdam gücünde kayıplar yaşamıştır. Ancak Malatya’nın deprem ile olan sınavı her geçen gün farklı bir anlam kazanmaya başlamaktadır. Bir bakıma şehir ayağa kalkmaya başlamıştır. Bunun etkisiyle depremin izleri bir bir silinmeye başlamaktadır.
İnsanların barınma sorunlarının büyük oranda çözüme kavuşturulmuş olması işlerin düzelmesi için ilk başta gelen ihtiyaçlardan olmuştur. Bu ihtiyacın karşılanmas durumun sonucunda Malatya dışında yaşamaya devam eden depremzedelerin geri dönüşleri artacaktır. Bu olgunun yanı sıra istihdam hacminin yaşadığı sorunları gidermek ile ilgili önlemler de önem arz etmektedir. Malatya’da depremin yanı sıra sanayisinin ağırlığına sahip olan tekstil sektöründeki krizin etkisiyle işten çıkarılanların sayısı artmıştır. Bunun negatif etkisini minimum seviyeye indirmek adına yapılan çeşitli hamleler dikkat çekmektedir.
Adalet Bakanlığının çeşitli birimleri, polis özel hareket bölge başkanlığı, ASELSAN önderliğinde savunma sanayii ile ilgili yatırımlar, model fabrika teşebbüsleri gibi hamleler Malatya’nın kayıplarını zaman içerisinde telafi edebilme fırsatı yakalayabilmesi anlamına gelmektedir.
Malatya’nın bu büyük hizmetlerle ilgili ciddi bir seferberlik içerine girmesi konusunda öncülük yapan siyasal aktörlerine bir Malatyalı akademisyen olarak öncelikle teşekkür etmek istiyorum. Yoğun çaba sarf eden Sayın Abdurrahman Babacan ismi öne çıkmaktadır. Bunun yanı sıra bakanlık yapmış bir siyasal aktör olan Sayın Bülent Tüfenkçi de bu yatırımların bazılarının takipçisi olarak dikkat çekmektedir. Sayın Mehmet Celal Fendoğlu’nun da aksayan işler ile ilgili takipçiliği önemli sorunları bertaraf etmektedir. Bu da çok anlamlıdır. Elbette Sayın Veli Ağbaba’nın kilit açan açıklamaları da kıymetlidir. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Sami Er’in de bürokrasideki gücü zamanla ağırlığını koymaya başlamıştır. Bu da çok anlamlıdır. Arapgir Belediye Başkanı Sayın Haluk Cömertoğlu’nun Arapgirli İş insanları ve Sayın Mehmet Ali Aydınlar öncülüğünde Arapgir’de elde ettiği ve etmeye devam ettiği kazanımlar da ciddi anlamda dikkat çeken hususlardandır ve benim için anlamlıdır.
Eğer bu isimler bir gün hep beraber sorunlara koşarlarsa Malatya bambaşka bir yere doğru gidecektir. Kazanımlar birleşen güçler ile daha aktif rol oynayacaktır. Heyetlerimiz kollektif dayanışma gücünü kazanırsa Malatya her konu başlığındaki sorununu daha kolay çözüme kavuşturacaktır.
Bu istihdam arttırıcı çalışmaların yanı sıra lojistik ile ilgili hamleler de Malatya’nın ileride gücüne güç katacaktır. Bu hamlelerin ilk halkası Kuzey Çevre Yolu’dur. Bence ikinci halkası Cumhuriyet Örnekköy’den Kale’ye kadar uzanacak bir Güney Çevre Yolu da artık ciddi olarak devreye sokulmalıdır. Üçüncü halka olarak da Kuzey Çevre Yolu’nun Havalimanı Kavşağı’ndan Yazıhan’daki Arapgir Kavşağına kadar da bir yeni çevre yolu planlamalıyız. Arapgir üzerinden Erzincan ve oradan da Karadeniz’e açılacak duble yol bitirilmelidir. Arapgir’den Kuluncak’a oradan da Gürün’e kadar bir başka yol duble olarak yapışmalıdır. Kale’den Doğanyol, Çınar ve Diyarbakır’a bir yol planlanıp bitirilmelidir. Akçadağ’dan Doğanşehir’e havalimanı bağlantısını kısaltacak bir duble yol planlanıp bitirilmelidir. Yol medeniyettir. İlimizin medeniyet kudretini arttırmak için bu hamlelere ihtiyacımız bulunmaktadır.
Hızlı tren ile ilgili gelişmeler de takdire şayandır. Ancak bu hususla ilgili ticaret ve lojistik için Narlı Hattı kıymetlidir. Bu doğrudur. Ancak Batı’ya erişilebilirlik açısından Sivas hızlı tren hattına bağlanmamız hayati derecede önem arz etmektedir. 1930’karda demiryolları açısından kavşak noktası olan Malatya’nın hızlı tren açısından da aynı nitelikli kavşak noktası olması çok önemlidir. Neden bir de Malatya-Kayseri Hızlı Tren Hattı talebimiz olmasın? Oradan da Kayseri üzerinden Konya ve Antalya’ya erişim kolaylığı elde edilmiş olur. Elbette bunun öncelik sıralamasına koyulması gerçeğini de kabul ediyoruz.
Kent trafiğini rahatlatmak adına toplu taşıma imkanlarının arttırılması projeleri de anlamlıdır. Bundan dolayı da takdire şayan hamleler bulunmaktadır. Ancak bazı ilave taleplerde bulunmak da bizim en doğal hakkımızdır. Banliyö treninin İkizce’den Gar’a kadar olması güzel ancak biz bunu neden ufak bir değişiklikle Üniversiteye kadar uzatamıyoruz. Tramvay da üniversiteden araştırma hastanesinden otogar ve havalimanına kadar uzatılmasın? Eğer siz şehrin çok kullanılan yerlerine gitmeyen toplu taşıma projeleri tesis ederseniz verimlilik açısından sorunlu bir proje yaratmış olursunuz.
Malatya Havalimanı yenilendi. İlerideki potansiyele göre ise bu 2,5 milyon yolcu kapasitesi kısa süre içerinde yetmeyecektir. Ondan tekrar bir terminal büyütülmesi ile karşılaşılması çok uzun zaman almayacaktır. Yukarıda bahsedilen büyük yatırımların kapasitesi ilk önce kendisini havalimanında kendini gösterecektir. Bu havalimanı ile ilgili iki tane beklentimin gerçekleşmemiş olduğunu vurgulamak isterim. Bunlardan biri kapalı otopark yapılmamış olması, ikincisi de havalimanından direk uçağa binilecek donanıma sahip olunamamasıdır. Bu iki eksik dışında havalimanını Sayın Burak Altun’un çekimlerinden izlediğim kadarıyla beğendiğimi söyleyebilirim.
Malatya hepimizin Malatyalıların öz vatanıdır. Bizim ilimize sahip çıkmamız vatanımıza sahip çıkmamızdır. Herkes gücüne göre şehrinin kalkınması için seferber olursa, Malatya Kalkınması realiteye dönüşecektir. Güçlü ve mevki sahibi Malatyalılardan beklentimiz daha fazladır. Aralarındaki çekişmeleri bir kenara bırakıp Malatya’mız için ortak eylem içerisine girmeleri bize bir bütün olarak kazanım elde ettirecektir. Unutmayalım ki başka Malatya yoktur!
Prof. Dr. Mustafa TALAS
Sinop Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi