M. Said Yalçın

Malatya'nın Vekilleri Nerede? Basın Konteynerlerine Gelmeye Cesaretiniz mi Yok?

M. Said Yalçın

Malatya’da yerel basın, depremin ardından yalnızca fiziki imkânsızlıklarla değil, görmezden gelinmenin ve duyulmayan seslerin yüküyle de mücadele ediyor. Peki, bu şehrin sorunlarını Meclis’e taşımakla görevli milletvekilleri nerede? Basının kapısını çalmak, sorunlarını dinlemek ve verilen sözleri hatırlamak neden bu kadar zor?

Malatya’nın sesi olmak kolay değil. Hele ki 6 Şubat depremlerinin ardından kendi yaralarını sarmaya çalışırken bir yandan da bu şehrin hafızasını, haberini ve gerçeğini ayakta tutmaya çalışan yerel basının içindeyseniz…

Bugün Malatya’da yerel basın, konteynerlerde mesleğini sürdürmeye çalışıyor. İmkânlar sınırlı, çalışma şartları ağır, gelecek kaygısı büyük. Ancak bütün bu zorlukların yanında insanın canını daha çok yakan başka bir mesele var: Görülmemek, duyulmamak ve hatırlanmamak!

Şimdi soruyorum: Malatya milletvekilleri nerede?

Şehrin sorunlarını konuşmak, vatandaşın derdini dinlemek, ihtiyaç sahiplerinin sesini duyurmak elbette önemli. Peki, bu şehrin haberini yapan, yaşananları kamuoyuna aktaran, sorunları gündemde tutan yerel basın ne olacak? Yerel basının sıkıntıları bu şehrin meselelerinden ayrı mı tutulacak?

Sayın Vekiller, O Konteynerlerin Kapısı Size Kapalı Değil!

Ey Malatya milletvekilleri!

Sizleri bir kez olsun basın konteynerlerine davet ediyoruz. Öyle protokol ziyaretleri, birkaç fotoğraf karesi, sosyal medya paylaşımı ve ardından unutulan sözler için değil… Gerçekten dinlemek, anlamak ve çözüm üretmek için bekliyoruz.

Gelin, bir çayımızı için. Oturduğumuz masalara, çalıştığımız bilgisayarlara, haber yetiştirmek için verdiğimiz mücadeleye bir bakın. Depremin ardından hangi şartlarda ayakta kalmaya çalıştığımızı kendi gözlerinizle görün.

Kimse sizden mucize beklemiyor. Kimse bütün sorunların bir günde çözülmesini istemiyor. Beklentimiz, seçilmiş temsilcilerimizin bizi hatırlaması, kapımızı çalması ve sorunlarımızı ciddiye almasıdır.

Bir şehrin basınını dinlemek, o şehrin vicdanını dinlemektir.

Bülent Tüfenkci: Verilen Sözlerin Takipçisi Olmak da Görevdir

Sayın Bülent Tüfenkci…

Bakanlık görevinde bulunmuş, Malatya’yı ve şehrin dinamiklerini yakından tanıyan bir siyasetçisiniz. Yerel basına yer konusunda söz verdiğiniz ifade ediliyor. Peki, bu sözün bugün hangi aşamada olduğunu kaçımız biliyoruz?

Siyasette söz vermek kadar, o sözün arkasında durmak da önemlidir. Hele ki verilen söz, deprem sonrasında ayakta kalmaya çalışan bir meslek grubunu ilgilendiriyorsa…

Bizim beklentimiz, geçmişte söylenenlerin unutulması değil; hatırlanması, takip edilmesi ve sonuca ulaştırılmasıdır.

Gelin, basın konteynerlerini ziyaret edin. Sorunları doğrudan bizden dinleyin. Yerel basının mekân ihtiyacından çalışma koşullarına kadar uzanan sorunları masaya yatırın.

Unutmayın, bir sorunun çözümü bazen onu gerçekten dinlemekle başlar.

İnanç Siraç Ölmeztoprak: Bir Zamanlar Dinleyen Vekil, Bugün Nerede?

Sayın İnanç Siraç Ölmeztoprak…

Milletvekilliğinizin ilk yıllarında, en azından ayda bir de olsa ziyaret ederek yerel basının sorunlarını dinlediğiniz günleri hatırlıyoruz. O ziyaretlerde meselelerimizi anlatabiliyor, beklentilerimizi dile getirebiliyorduk.

Şimdi sormak istiyorum: Ne değişti?

Yerel basının sorunları bitti mi? Depremin yaraları tamamen sarıldı mı? Basın mensuplarının çalışma koşulları düzeldi mi? Yoksa sorunlar aynı yerde dururken ziyaretler mi azaldı?

Siyaset, yalnızca seçim dönemlerinde vatandaşın kapısını çalmak değildir. Seçilmiş olmak, sorunların devam ettiği zamanlarda da sahada bulunmayı gerektirir.

Sizi yeniden basın konteynerlerinde görmek istiyoruz. Gelin, bir zamanlar dinlediğiniz sorunların bugün hangi noktada olduğunu birlikte konuşalım.

Abdurrahman Babacan: Avrupa’dan Malatya’ya Uzanan Beklenti

Sayın Abdurrahman Babacan…

Malatya adına yürüttüğünüz çalışmaları ve şehrin meselelerine katkınızı önemseyenler var. Şahsımın değerlendirmesine göre de Malatya’ya fayda sağlayan, şehrin gurur duyabileceği isimlerden biri olarak görülüyorsunuz.

Ancak siyasetçinin başarısı, yalnızca Ankara’da veya uluslararası platformlarda yürüttüğü çalışmalarla ölçülmez. Kendi şehrindeki insanlarla kurduğu bağ, onların sorunlarına ne kadar kulak verdiği de bu başarının önemli bir parçasıdır.

6 Şubat’tan bu yana basın konteynerlerine yaptığınız ziyaretlerin sayısı konusunda eleştirel bir değerlendirmem var. Yanlışım varsa düzeltmeye hazırım; fakat beklentim açık: Malatya’nın yerel basınıyla daha sık bir araya gelin.

Kısmet olursa ikinci ziyaretinizi gerçekleştirin. Gelin, konteynerlerdeki gazetecilerin ne yaşadığını görün. Bizim için yalnızca bir ziyaret değil, devamlılığı olan bir iletişim kurun.

Çünkü şehrin sesi olan basın, temsilcilerinin sesini de duymak istiyor.

İhsan Koca: Sessizliğinizin Mesajı Ne?

Sayın İhsan Koca…

Yerel basın açısından baktığımızda, milletvekilliğinizin sahadaki görünürlüğü ve basınla kurulan iletişim konusunda ciddi soru işaretlerimiz var.

Bir milletvekilinin varlığıyla yokluğunun kamuoyunda tartışılması, üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur. Elbette herkesin siyaset yapma biçimi farklı olabilir. Her milletvekilinin her eleştiriye aynı şekilde cevap vermesi de beklenemez.

Ancak vatandaşın ve yerel basının temsilcilerinden beklentisi, sorunları görmezden gelmeyen bir yaklaşım sergilenmesidir.

Belki de siz eleştirilere aldırmadan kendi bildiğiniz yolda ilerlemeyi tercih ediyorsunuz. Fakat biz yerel basın olarak eleştirilerimizi kişisel bir meseleye dönüştürmek için değil, sorunların çözümüne katkı sunmak için dile getiriyoruz.

Şunu unutmayın: Sessizlik de kamuoyunda bir karşılık bulur. İnsanlar, kendilerini kimin dinlediğine, kimin yanlarında olduğuna bakar.

Ali Bakan: Telefonunuz Açık Ama Size Ulaşmak Mümkün mü?

AK Parti Malatya İl Başkanı Sayın Ali Bakan…

Basın konteynerlerine gerçekleştirdiğiniz ziyarette telefonunuzun 7 gün 24 saat açık olduğunu ifade ettiğinizi hatırlıyoruz. Bu yaklaşım, iletişim kurmak isteyenler açısından elbette olumlu bir mesajdı.

Ancak burada bir sorun var.

İletişim kurmak için arandığında geri dönüş alınamaması, hele ki bunun defalarca yaşandığının ifade edilmesi, verilen mesajla ortaya çıkan durum arasında bir mesafe oluşturuyor.

Elbette her telefonun anında cevaplanması mümkün olmayabilir. Herkesin yoğunluğu, programı ve yetişmesi gereken işleri vardır. Ancak geri dönüş yapmak da iletişimin bir parçasıdır.

Bizler siyasetçilerden ayrıcalık istemiyoruz. Telefonlarımıza her koşulda anında cevap verilmesini de beklemiyoruz. İstediğimiz, ilettiğimiz sorunların karşılıksız kalmaması ve iletişimin tek taraflı bir çabaya dönüşmemesidir.

Sayın Başkan, yerel basınla kurulan iletişim yalnızca bir ziyaret sırasında verilen sözlerle sınırlı kalmamalı. O sözlerin günlük hayatta da karşılığını bulması gerekir.

Yerel Basına Destek Veriliyor Deniliyor, Peki Sahadaki Gerçek Ne?

Bir de kamuoyunda, yerel basına milyonlarca liralık destek aktarıldığına ilişkin duyumlar dolaşıyor. Bu iddiaların doğruluğu, kapsamı ve hangi kuruluşları içerdiği açık bilgilerle ortaya konulmalıdır.

Burada sorulması gereken soru basit: Eğer bu ölçekte destekler sağlanıyorsa, bunların dağıtım ölçütleri nelerdir? Kimler yararlanıyor? Hangi ihtiyaçlar karşılanıyor? Depremden etkilenen, konteynerlerde çalışmaya devam eden basın kuruluşlarının bu desteklerden yararlanma imkânı nedir?

Bu soruları sormak kimseye düşmanlık etmek değildir. Kamu kaynaklarıyla ilgili şeffaflık istemek, gazeteciliğin doğal sorumluluklarından biridir.

Hiç kimse hakkında doğruluğu kanıtlanmamış iddialarla hüküm vermek istemiyoruz. Ancak duyumların değil, açık ve doğrulanabilir bilgilerin konuşulmasını istiyoruz.

Eğer destekler varsa, ölçütleri açıklansın. Eğer yerel basının ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalar yürütülüyorsa, sonuçları kamuoyuyla paylaşılsın. Eğer ortada eksiklikler varsa, bunların giderilmesi için somut adımlar atılsın.

Bizim derdimiz birilerine saldırmak değil; yerel basının hakkını, emeğini ve geleceğini konuşmaktır.

Bu Şehrin Basını Kimsenin Lütfunu Beklemiyor

Buradan yanlış bir anlam çıkarılmasını da istemiyorum.

Yerel basın, siyasetçilerin kapısında ayrıcalık bekleyen bir yapı değildir. Gazetecilik, gücünü birilerinin desteğinden değil, kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğundan alır.

Ancak deprem gibi büyük bir felaketin ardından ağır koşullarda mesleğini sürdürmeye çalışan basın kuruluşlarının sorunlarını dile getirmek de en doğal hakkıdır.

Bir yer sorunu varsa konuşulmalıdır. Çalışma koşulları yetersizse çözüm aranmalıdır. Verilen sözler yerine getirilmediyse bunun hesabı sorulmalıdır. İletişim kurulamıyorsa bunun nedenleri açıklanmalıdır.

Bunların hiçbiri kişisel husumet değildir. Bunlar, Malatya’nın yerel basınının gündemidir.

Bizler bu şehirde yaşanan acıları, yapılan hizmetleri, eksiklikleri ve beklentileri haberleştiriyoruz. Bazen alkışlıyoruz, bazen eleştiriyoruz. Çünkü gazeteciliğin görevi yalnızca güzel sözler söylemek değil, gerektiğinde rahatsız edici soruları da sorabilmektir.

Bugün Unutanları Yarın Kamuoyu Hatırlatır

Sayın milletvekilleri, Sayın İl Başkanı…

Bu şehir hepimizin. Depremi de birlikte yaşadık, kayıpları da birlikte hissettik, yeniden ayağa kalkma mücadelesini de birlikte verdik.

Fakat yeniden yapılanma sürecinde yalnız bırakıldığını düşünen kesimlerin sesini duymak zorundayız. Yerel basın da bu kesimlerden biridir.

Bizim beklentimiz belli: Gelin, basın konteynerlerini ziyaret edin. Sorunlarımızı dinleyin. Verdiğiniz sözleri hatırlayın. İletişim kanallarını açık tutun. Çözüm üretemediğiniz konularda bile nedenini açıklayın.

Çünkü bazen bir insanın, bir kurumun ya da bir meslek grubunun beklediği tek şey, karşısında kendisini gerçekten dinleyen bir muhatap bulmaktır.

Bugün bizi duymayanlar, yarın neden eleştirildiklerini sorgulamasın. Bugün kapımızı çalmayanlar, yarın neden mesafeli karşılandıklarına şaşırmasın.

Düşmez kalkmaz bir Allah!

Siyasette makamlar geçicidir, görevler değişir, dengeler dönüşür. Kalıcı olan ise insanların hafızası ve kamuoyunun değerlendirmesidir.

Biz kimsenin düşmesini istemiyoruz. Kimsenin başarısızlığından da medet ummuyoruz. İstediğimiz, Malatya’ya hizmet iddiasıyla yola çıkanların bu şehrin insanlarına ve kurumlarına karşı sorumluluklarını yerine getirmesidir.

Ve unutulmasın: Yerel basının kalemi, kişisel hesapların değil, kamuoyunun sesidir.

Şimdi söz sizde, Sayın Vekiller. Malatya’nın yerel basını sizi bekliyor. Bu davete kulak verecek misiniz, yoksa sorunlarımızı bir kez daha kendi başımıza çözmek zorunda mı kalacağız?

Malatya’nın sesi olmak, Malatya’nın sorunlarını görmezden gelmekle mümkün değildir.

Yazarın Diğer Yazıları