Ülkücü Şehit Cengiz Baktemur Mezarı Başında Anıldı

Ülkü Ocakları Malatya İl Başkanlığı Ülkücü Şehitlerden Cengiz Baktemur'u mezarı başında andı.

Mayıs 1982 yılında idam edilen Cengiz Baktemur'un Doğanşehir'de yaşayan ailesini yalnız bırakmayan Ülkü Ocakları Malatya İl Başkanı Emrah Yılan ve beraberinde ki ülkücü gençler Şehit Baktemur için okutulan Mevlid-i Şerif'ine katıldılar ardından mezarı başında dualar okudular.

Başkan Yılan burada yaptığı açıklamada "Siyasi görüşü ve vatanseverliği nedeniyle darağacında hayatına son verilen yüzlerce ülküdaşımızdan birisiydi Cengiz Baktemur. Ülkü şehidimizi vefatının 36'ıncı yıldönümünde rahmet ve minnet ile yâd ediyoruz. Kutlu davamıza gönül veren ve bu yoldan canı pahasına dahi olsa dönmeyen kahraman şehitlerimizi unutmayacağız ve unutturmayacağımız. Vatan sevdası uğruna kendinden vazgeçen ülkücü şehitlerimiz onurumuzdur" dedi.

Kabir ziyaretine MYK Üyesi Ömer Ekici, Milletvekili Aday Adayları ve çok sayıda ülkücü katıldı.

Cengiz BAKTEMUR ( 2 Mayıs 1982 )
Malatya'nın Doğanşehir ilçesine bağlı Polat köyünden olup 20 yaşındaydı. Ailece, Doğanşehir'de Yeni Belediye Garajı'nın yakınında oturuyorlardı. Liseyi yeni bitirmişti. Doğanşehir'de meydana gelen bir olaya adı karıştığı için tutuklanıp cezaevine kapatıldı ve 12 Eylül Mahkemeleri'nde yargılanarak idam cezasına mahkum edildi. 2 Mayıs günü sabahın erken saatlerinde Elazığ kapalı Cezaevi'nde asılarak şehit edildi. Mahkemede idam cezasına çarptırıldığını öğrenen annesi. Ruhi bunalım geçirdi. Şehadetini duyunca da felç oldu.

CENGİZ BAKTEMUR
(ELAZIĞ KAPALI CEZAEVİ)

Malatya'nın Doğanşehir ilçesinden..
Mahkemede doğruyu ve gerçeği olduğu gibi söylemenin bedelini canı ile ödemiştir.
Hakikatte bu tür vakalar hep bahanedir. Asıl olan, mudlak olan zahiri görüntülerin hep vasıta olduğudur...
Hakim soruyor:
- Ne diye öldürdün, niçin öldürdün?
- Arkadaşlarımı vurmuşlardı Sıra bendeydi. Ben vurmasam günün birinde onlar beni vuracaktı, sizleri vuracaktı, Türk milletini bedbaht kılacaktılar..
Karar: Samimi itiraflarından ötürü idam.
Şurası hiç unutulmamalıdır ki, Cengiz'in son günleri ve son günü doğuran mazisi üç aşağı beş yukarı diğer şehitlerle benzerlik arz eder.
Onun son günleri, iç alemi, sehpa dünyası hakkında müşahhas materyal ne yazık ki elimizde yok.
Ancak onunla yatmış arkadaşlarının beyanları, onun bir kahramanlık portresi çizdiği yönündedir.
Cezaevi personelinin onun için söylediği şudur:
- Bizce şehittir o. Şehitlik mertebesine ermemiş birinin kârı değildir sevinerek ve koşarak ilmiği boynuna geçirmek...
Herkesi günlerce ağlattı. Yemekten sonra ölüm öyle korkulacak bir hadise olmaktan çıktı.
Gözümüz korkmadı ölümden. Bu dünya hayatı ile ahiret yurdu arasında incecik bir sınırdır ölüm. iş ki o sınırı azimle, sabırla ve cesaretle geçmektir.
Bu imtihanda başarılı oldu. Yüksek bir anlayış gösterdi. Allah rahmet eylesin.

Bülten

Bakmadan Geçme