TKYD Anadolu Panelleri'nin Yedincisi Malatya'da Yapıldı

Saka: İşletmenin Devamlılığı Sadece Sahibi İçin Değil, Ülke İçin De Hayati Önemdedir

PAYLAŞ
Malatya Cadde Haber - Malatya Cadde

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin (TKYD) Dünya Gazetesi iş birliği ile hayata geçirdiği, Anadolu’daki şirketlere kurumsal yönetimin öneminin anlatıldığı “Anadolu Panelleri” serisinin bir yenisi Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde yapıldı.

Panelin açılışında konuşan TKYD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka, “TKYD olarak son 20 yıldır edindiğimiz bilgi birikimiyle Anadolu’yu şehir şehir geziyoruz. kurumsal yönetim ilkelerinin benimsenmesine katkı sağlamak için çalışıyoruz. Değişimi yalnızca kendi şirketimiz için değil ülkemizin, toplumumuzun refahı için de gerçekleştirmeliyiz” mesajını verdi.


Kurumsal yönetim anlayışının ülkede tanınması, gelişmesi ve en iyi uygulamalarıyla hayata geçirilmesi amacıyla 2003 yılından beri faaliyetlerini yürüten Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin (TKYD), Dünya Gazetesi iş birliği ile gerçekleştirdiği “Anadolu Panelleri Serisi”nin yedincisi  Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Panele Malatya’da faaliyet gösteren firmaların temsilcileri de katıldı. 

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda yapılan “Neden Kurumsal Yönetim?” konulu panelin moderatörlüğünü Dünya Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Şeref Oğuz  yaptı. Panelde, TKYD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ile Türkiye Raporu Direktörü ve TKYD Ekonomi Danışmanı Can Selçuki yer aldı. 

Panelin açılışında konuşan TKYD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka, TKYD olarak ‘Kurumsal Yönetim’ anlayışının ülkede tanınması, gelişmesi ve en iyi uygulamalarıyla hayata geçirilmesi amacıyla çalıştıklarını söyledi. Saka, “Adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkeleri üzerine inşa edilen kurumsal yönetim anlayışının, etki ettiği tüm alanlarda yol gösterici olma misyonuyla hareket ediyoruz” dedi. 

Saka, şöyle konuştu: “Bugün burada eski çağlardan beri Anadolu ve Orta Doğu’nun önemli geçiş noktalarından biri olan kayısı diyarı güzel şehrimiz Malatya’da, dostlarımızla yüz yüze bir araya gelebildiğimiz için çok mutluyum.Tarihi ve kültürü ile kendine hayran bırakan, Doğu Anadolu Bölgesi’nin ekonomik anlamda en gelişmiş ili olan Malatya kayısı üretiminde Türkiye ve Dünya’nın bir numaralı üreticisi olmuştur. Dünyanın kayısı ihracatının yüzde 80’i Malatya ilimizden karşılanmaktadır. Bir çok kayısı fabrikasının yanı sıra tekstil fabrikalarıyla da istihdam sağlanmaktadır. Malatya ilinin ekonomisi tarıma ve tarım kaynaklı sanayiye dayanır. Bu nedenle bu işletmelerin devamlılığının sağlanması, sadece, sahipleri açısından değil, şehir, bölge ve ülke için de hayati öneme işaret etmektedir.”

Gelinen noktada ülkenin her şehrinde olduğu gibi Malatya için de teknoloji, yeşil ekonomi, inovasyon, çağın gerekleri ile donanmış insan kaynağı ve veri üzerine inşa edilmiş yeni, yaratıcı, uygulanabilir stratejilere ve büyüme modellerine ihtiyaç olduğunu söyleyen Dr. Tamer Saka, “Dünyada ve ülkemizde yaşanan son gelişmeler kurumsal yönetim kavramının ülkelerin ve kurumların rekabetçiliğini devam ettirebilmeleri için ne derece önemli bir araç olduğunu açık bir şekilde ortaya koymuştur.” 

Saka, sözlerini şöyle tamamladı:
“Dünya muazzam bir değişim sürecinin içerisinden geçmektedir. Karşı karşıya olduğumuz problemler hiç olmadığı kadar karmaşık riskler içermektedir. Dünya kapsamlı bir şekilde yeni bir ekonomik ve siyasal dengeye evrilmektedir. Bu değişim sürecini alışagelmiş olduğumuz büyüme modelleri ile geçiştirebilmemiz mümkün olmayacaktır.“    

Panelin açılışında konuşan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu da, Doğu Anadolu Bölgesi’nden yapılan ihracatın yaklaşık %40’ını tek başına Malatya’nın gerçekleştirdiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Dünya yeni bir düzene giriyor. Bu hızlı değişimde firmalarımız da hızlı bir değişim sürecine girmesi gerekiyor. Yeşil dönüşüm ve dijitalleşme ile başlayan süreç, Covid-19, maliyet ve hammadde sorunları, Ukrayna-Rusya savaşı ve ardından gelen küresel ölçekte yaşanan çeşitli tedarik zinciri sorunları ve enerji krizi, sürdürülebilirlik ve kurumsallığın önemini bir kez daha gösterdi. Firmalarımız bu yeni dünya düzenine uyum sağlayabilmeleri ve küresel sorunlarla başa çıkabilmeleri için, yönetim anlayışlarını ve iş yapma kültürlerini değiştirmesi gerekiyor. Yeni düzende rekabet edebilmek için artık sadece üretime dayanan katma değerin yeterli olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Avrupa’da şirketlerin kurumsallaşma oranı yüzde 50’lerdeyken, bu oran ülkemizde yüzde 10’larda. Kurumsallaşma konusunda en büyük sorunu aile şirketleri yaşıyor. Türkiye’de milli gelirin büyük bölümünü aile şirketlerinin oluşturduğunun altını çizmek lazım. Bu nedenle; aile şirketlerinin kurumsallaşma kavramını fazlasıyla önemsemesi gerekiyor.”

Türkiye Raporu Direktörü ve TKYD Ekonomi Danışmanı Can Selçuki ise paneldeki konuşmasında, “Kurumsallaşmanın en büyük getirisi öngörülebilirlik ve risk yönetimi olarak ortaya çıkıyor. Bu yüzden başarıya ulaşmak için sadece firmalarımız seviyesinde değil, devlet yönetiminden ticari hayatın her alanında kurumsallaşma sağlamalıyız” mesajını verdi. 
 
 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN