'Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi Bildirisi'ni Doğru Bulmuyoruz!

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Merkezi tarafından yapılan resmi açıklamada 'Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin yayımladığı bildiriye karşı 'DES olarak üzerimize düşeni yapacağımızı, kadim devletimizin ve aziz milletimizin yanında olduğu

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Merkezi tarafından yapılan resmi açıklamada 'Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin yayımladığı bildiriye karşı 'DES olarak üzerimize düşeni yapacağımızı, kadim devletimizin ve aziz milletimizin yanında olduğumuzu kamuoyuyla paylaşıyoruz' ifadelerine yer verildi. DES'ten yapılan açıklamada; 'Barış için Akademisyenler' tarafından yayınlanan bildirinin KCK Yürütme Konseyi EşbaşkanıBese Hozat'ın talimatıyla yapıldığını, Hozat'ın 22 Aralık 2015'te yaptığı bir açıklamada 'Aydın ve demokratik çevreler özyönetimlere sahip çıksın' denildiğini ve bu telkinlerin 'talimat' niteliğinde olduğu, sonrasında 11 Ocak'ta bildirinin yayınlandığı ve bildirinin PKK'lı akademisyenlerin jargonuyla yazıldığı ifade edildi. PKK MASUM GÖSTERİLİYORBildiriye imza atan öğretim üyelerinin görüşlerinin kendilerini bağladığını dile getiren, DES'in görüşlerini ifade eden DES Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Topal, 'DES olarak bu girişimi tasvip etmemiz mümkün değildir. DES, milli değerlerine ve devletimizin bölünmez bütünlüğüne sımsıkı bağlı bir kurumdur. Bu hassasiyetimizi ve söz konusu bildiri nedeniyle yaşadığımız üzüntüyü kamuoyunun bilgisine sunarız' dedi.Mustafa Topal, yayımlanan bildiriyle bölücü terör örgütüne karşı başlatılan operasyonların durdurulması istendiğini, devleti, hükümeti, asker ve polisi suçladığını ancak yaşanan terörün müsebbibi PKK'yı örtülediğini ifade etti. BİLDİRİYE İMZA ATAN AKADEMİSYENLER İMZALARINI GERİ ÇEKMELİDİRBildiriye imza atan akademisyenleri sağduyulu davranarak imzalarını geri çekmeye davet eden DES Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Topal, 'Terör operasyonlarında örgütün yaptığı baskılara rağmen bölge halkının devletinin yanında yer aldığını akademisyenlerin görmesini diliyorum' diye konuştu.Topal şunları söyledi; Son zamanlarda Türk ordusuna ve polisine karşı yapılan ağır ithamlara maalesef bir yenisi daha eklenmiştir. Türkiye'nin ve dünyanın bazı üniversitelerinden  birçok akademisyenin  yayınladığı ortak bildiride, asker ve polisimiz katliam yapmakla suçlanmaktadır. Türk Devleti tüm dönemlerinde,  hiçbir etnik ayrım gözetmeden, her zaman mazlumun, garip gurebanın yanında olan  kahraman Türk ordusuna ve polisine yapılan bu suçlama, kesinlikle art niyetli ve bilinçli yapılmış, talihsiz bir ortak açıklamadır. BAYIRBUCAK'TAKİ SOYKIRIMA KARŞI DA BİLDİRİ YAYINLAYIN Bayırbucak'ta masum insanlar soykırıma uğruyor, mürekkebiniz bu insanlık dışı dramı kınamaya yetmiyor mu? Madem ki bu kadar duyarlısınız, o elit üniversiteleri bırakın gelin, doğudaki üniversitelerde çalışın oradaki insanlara da katkınız olsun. Nişantaşı'nda oturup akıl vermekle safsataların gerçeğe dönüşmeyeceğini siz de iyi biliyorsunuz. 28 Şubat döneminde 'Ordu Göreve'' diye çığırtkanlık yapan o sözde akademisyenlere sesiniz ne kadar çıktı, yoksa onlarla ortak mı hareket ediyordunuz? Ne oldu da duygusallaştınız, devleti katliam yapmakla suçluyorsunuz? Terör örgütü yandaşları, kazdıkları hendekler, kurdukları barikatlarla  özyönetim ilanları yapıyor,  Türkiye'yi  silah zoruyla  bölmek,  sözde  bağımsız bir devlet kurmak istiyor, devlet orada birliği, düzeni güvenliği sağlamaya çalışıyor,  siz de oturduğunuz yerden ahkam kesiyorsunuz. Türkü ile Kürdü ile bu millet bir bütündür, bu birlikteliği şimdiye kadar kimse bozamadığı gibi bundan sonra da kimse bozamayacaktır. Teröre destek veren iç ve dış figüranlar , sözde siyasi ve sanatçılar ve onların şakşakçıları emellerine ulaşamayacaklardır. Demokrat Eğitimciler Sendikası olarak güvenlik güçlerimize karşı yapılan bu saldırıları şiddetle kınıyoruz, milli birlik ve beraberliğimize karşı yapılacak her saldırıya göğsümüzü siper edeceğimizi, kamuoyuna saygıyla bildiririz.

Bakmadan Geçme