M. Said Yalçın

Yüreğinde Şehidin Emanetiyle Yaşayan Bir İsim: Sıddık Selçuk

M. Said Yalçın

Bazı insanlar vardır; makamlarıyla değil, taşıdıkları acının asaletiyle tanınırlar. Bazıları ise yıllar geçse bile unutulmayan bir duruşun, sessiz bir vefanın ve derin bir insanlığın temsilcisi olur. İşte Sıddık Selçuk, Malatya’da tam da böyle anılan bir isimdir.
Uzun yıllardır Emniyet Teşkilatı Vazife Malülü ve Şehit Aileleri Vakfı Malatya İl Başkanlığı görevini yürüten Selçuk, yalnızca bir sivil toplum temsilcisi değildir. O, bir şehit babasıdır. Ve bu kimlik, onun hayatındaki tüm cümlelerin başına sessizce eklenmiş bir kader gibidir.
Şehit kelimesi her anıldığında gözlerinin dolması, aslında unutamamanın değil; unutmamayı bir görev bilmenin ifadesidir. Çünkü bazı acılar zamanla hafiflemez; sadece insan onları taşımayı öğrenir. Sıddık Selçuk’un taşıdığı yük de işte böylesi ağır ama onurlu bir emanettir.
Malatya’da görev yapan emniyet müdürleri değişir, görevler devredilir, yıllar geçer… Ancak şehit ailelerinin kapısı değişmez. O kapının ardında çoğu zaman aynı sıcaklık, aynı samimiyet ve aynı baba yüreği bulunur. Bu yüzden Selçuk, yalnızca şehit ailelerinin değil; emniyet teşkilatının her kademesinde saygıyla anılan bir isim hâline gelmiştir.
Onun en büyük özelliği, acıyı öfkeye dönüştürmemesidir. Tam tersine; acıyı merhamete, dayanışmaya ve insanlara dokunma gücüne çevirmiştir. Şehit ailelerini ziyaret ederken kurduğu her cümlede bir teselli, bir kardeşlik ve bir kader ortaklığı hissedilir. Çünkü o konuşurken sadece bir başkan değil, aynı yolu yürümüş bir baba konuşur.
Bizler de Anadolu Basın Yayın Birliği Malatya Şube Başkanı Filiz Yavuzkurt hanımefendiyle gerçekleştirdiğimiz her ziyarette aynı duyguyu yaşarız. Sohbet ilerledikçe kelimeler ağırlaşır, gözler nemlenir, insanın içi tarif edilmesi zor bir hüzünle dolar. Çünkü o ortamda sadece hatıralar değil, vatan uğruna verilmiş en büyük bedelin sessiz tanıklığı vardır.
Toplumlar bazen kahramanlarını yalnızca üniforma içinde arar. Oysa bazı kahramanlar, evlatlarının hatırasını yaşatmak için dimdik duran anne ve babalardır. Onlar görünmeyen ama en derin mücadeleyi veren insanlardır. Sıddık Selçuk da bu mücadelenin yaşayan sembollerinden biridir.
Bugün Malatya’da birçok insan için o sadece bir vakıf başkanı değildir; bir ağabey, bir yol gösterici, bir gönül insanıdır. Kapısını çalan hiç kimseyi geri çevirmemesi, herkese aynı içtenlikle yaklaşması ve şehit ailelerini kendi ailesi bilmesi, onu farklı kılan en büyük özelliktir.
Belki de bu yüzden onun yanında bulununca insan, vatan kavramının kitaplarda yazılandan çok daha derin bir anlam taşıdığını hisseder. Çünkü vatan bazen bir toprağın adı değil; bir babanın gözlerinde saklı kalan özlemdir.
Sıddık Selçuk abimiz…
Bu şehir için sadece bir isim değil, bir vicdan hatırlatıcısıdır.
Ve bazı insanlar gerçekten “iyi ki var” denilerek anılır. O da işte tam olarak böyle biridir.

 

Yazarın Diğer Yazıları