Siyasi partiler için teşkilatlar, yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan tabelalar değildir. Teşkilatlar; sahayı tutan, halkla teması diri tutan, eleştiriyi merkeze taşıyan ve siyasi sürekliliği sağlayan ana damardır. Bu açıdan bakıldığında, AK Parti Malatya İl Teşkilatı’nın son dönemde sergilediği tablo, basit bir yönetim zafiyetinin çok ötesine geçmiş durumdadır. Ortada açık bir kopuş, ciddi bir dağınıklık ve en önemlisi Cumhur İttifakı’na zarar veren bir sessizlik siyaseti vardır.
Yaklaşık bir yıldır görevde bulunan AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan’ın, deprem sonrası şehrin en hassas alanlarından biri olan basın konteynerleri başta olmak üzere, yerel basınla kurduğu ilişkinin yok denecek kadar zayıf olması dikkat çekicidir. Yerel basını görmeyen, duymayan ve yok sayan bir teşkilat anlayışının kamuoyunda güven üretmesi mümkün değildir. Bu yaklaşım yalnızca AK Parti’ye değil, Malatya’da Cumhur İttifakı’nın bütüncül algısına da doğrudan zarar vermektedir.
Yerel basın; bir şehrin hafızasıdır, vicdanıdır ve sahadaki gerçeğin aynasıdır. Basını yok saymak, halkın sesini yok saymak demektir. Geçmiş seçim dönemlerinde AK Parti Milletvekili Bülent Tüfenkçi’nin, bakanlarla birlikte basın konteynerlerini ziyaret etmiş olması, bu gerçeğin parti tarafından bilindiğini göstermektedir. Ancak seçim bittiğinde bu temasın kesilmesi, meselenin samimiyet değil, alışkanlık sorunu olduğunu ortaya koymaktadır.
Milletvekilleri cephesinde de tablo iç açıcı değildir. İhsan Koca’nın kamuoyunda neredeyse görünmez bir profil çizmesi, sahayla temas kurmayan bir temsil anlayışının eleştirilmesine neden olmaktadır. Abdurrahman Babacan ise Malatya’dan çok Ankara ve uluslararası platformlarda anılan bir isim konumundadır. Yerel basınla ve şehirle temasının bu denli sınırlı olması, seçmenle kurulan bağın ne kadar zayıfladığını göstermektedir. Bugün basın konteynerlerine yapılacağı söylenen bir ziyaretin dahi “haber” değerine sahip olması, aslında yaşanan kopuşun en net göstergesidir.
Bu tablonun içinde bir ismin hakkını teslim etmek gerekir. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Ölmeztoprak, yerel basını unutmayan, sahayı önceleyen ve düzenli temas kuran ender isimlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Siyasi görüşlerden bağımsız olarak bu yaklaşımın Malatya kamuoyunda karşılık bulduğu açıktır. Sahada olan, dinleyen ve temas kuran siyasetçinin neden görünür olduğu sorusunun cevabı da tam olarak buradadır.
Dün Malatya’yı ziyaret eden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun AK Parti İl Teşkilatı’nda yaptığı açık, şeffaf ve cesur açıklamalar ise adeta mevcut durumun fotoğrafını çekmiştir. Seçim sürecine dikkat çekerek teşkilata “sahada daha güçlü olun” çağrısı yapılması, Malatya İl Teşkilatı’nın ne denli organizesiz çalıştığının açık bir göstergesidir. Bir bakanın kendi teşkilatına sahayı hatırlatmak zorunda kalması, sorunun geldiği noktayı net biçimde ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak; AK Parti Malatya İl Teşkilatı’nda yaşanan bu iletişimsizlik, sahadan kopukluk ve yerel dinamikleri ihmal eden anlayış, artık görmezden gelinemez bir noktadadır. Bu durum yalnızca parti içi bir mesele değildir. Bu tablo, Malatya’da Cumhur İttifakı’na açıkça zarar vermektedir. Deprem sonrası hâlâ ayağa kalkmaya çalışan bir şehirde, siyasetin masa başından değil; konteynerlerden, sokaklardan ve yerel basının içinden okunması gerekir.
Aksi hâlde kaybedilen sadece siyasi pozisyonlar olmaz.
Malatya kaybeder.
Cumhur İttifakı kaybeder.