M. Said Yalçın

Malatya Basını: Ustaya Vefa, Gence Yol Açma Zamanıdır

M. Said Yalçın

Malatya, sadece kayısısıyla, tarihiyle, kültürüyle değil; güçlü kalemi, dik duruşu ve onurlu gazetecileriyle de anılan bir şehirdir. Bu şehrin basını, yıllarını mesleğe adamış usta isimlerin omuzlarında yükselmiştir. Remzi Hayta, Ali Aladağ, Zeki Dağ, Duran Özkan,İbrahim Göçmen, Ali Er ve adını burada sayamadığımız nice basın duayeni… Hatalılarıyla, doğrularıyla, eksikleriyle, fazlalıklarıyla… Hepsi bizim ustamızdır, hepsi bu şehrin hafızasıdır, hepsi bizim canımızdır.

Bugün Malatya basını ayakta duruyorsa, bunun temelinde bu isimlerin gece gündüz demeden verdiği emek vardır. Onlar yağmurda, çamurda, depremde, afette, kriz anlarında sahada oldular. Kimi zaman yalnız kaldılar, kimi zaman baskı gördüler, kimi zaman görmezden gelindiler. Ama kalemlerini satmadılar, vicdanlarını terk etmediler. Çünkü gazetecilik; masa başında yazı yazmak değil, gerektiğinde hükûmetlere, güç odaklarına, çıkar çevrelerine karşı durabilecek yüreğe sahip olmaktır.

“Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” sözü, gazeteciliğin omurgasıdır. Gazeteci; habere, olaya, olguya, belgeye ve bilgiye dayalı yazı yazandır. Gazeteci; sır saklamasını bilendir, kaynağını koruyandır, güvenilir olandır. Gazeteci; menfaat gruplarına değil, halka yaslanandır. Demokratik toplumlarda basın; yasama, yürütme ve yargının yanında dördüncü bir denetleyici güçtür. Bu güç, Malatya’da yıllardır ustaların kalemiyle ayakta tutulmuştur.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü işte tam da bu yüzden önemlidir. Bu gün, sadece kutlama günü değildir. Bu gün; vefa günüdür, hatırlama günüdür, sahip çıkma günüdür. Ustalarımıza “iyi ki varsınız” deme günüdür. Onları köşeye itme değil, baştacı etme günüdür. Çünkü ustasına sırtını dönen bir basın, geleceğini karartır.

Ama burada durmamalıyız.
Bir şehrin basını sadece ustalarla değil, gençlerle yaşar. Eğer Malatya basınında gençlere alan açmazsak, yarınımızı kendi elimizle söndürmüş oluruz. Bugün ustalarımızın yaptığı en büyük hizmet, kalemlerini gençlere devretmeyi bilmek olacaktır. El vermek, yol göstermek, cesaretlendirmek, hata yapmalarına izin vermek, onları yetiştirmek… İşte gerçek ustalık budur.

Genç gazetecilerimize yer açmalıyız.
Onları dışlamamalı, küçümsememeli, “biz yaptık, siz susun” dememeliyiz. Tam tersine, “gel, yanımda dur, öğren, yaz, hata yap ama vazgeçme” demeliyiz. Çünkü basın, bayrak yarışıdır. Bayrak elde tutulmaz, zamanında devredilir.

Ustalarımız Malatya basınının çınarlarıdır.
Gençlerimiz ise o çınarların filizleri…
Çınar köksüz olmaz, filiz gölgesiz büyümez.

Bugün Malatya basını için asıl devrim; ustaya vefa ile gence cesareti aynı potada buluşturmaktır. Ustalarımız saygıyı sonuna kadar hak ediyor. Gençlerimiz ise desteği ve fırsatı.

Malatya’yı sallayacak olan budur.
Kalemle, bilgiyle, cesaretle, vefayla ve umutla…

Çünkü biz biliyoruz ki:
Basın susarsa şehir kör olur.
Usta unutulursa basın çürür.
Genç yetişmezse basın ölür.

Malatya basını ne kör olsun,
ne çürüsün,
ne de ölsün…

Yazarın Diğer Yazıları