Türk siyasal hayatında bazı isimler vardır ki yalnızca bir dönemin değil, bir fikrî sürekliliğin ve tarihsel sorumluluğun temsilcisi olarak anılır. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli, bu yönüyle günü kurtaran siyasetin değil, devleti yaşatma iradesinin sembol isimlerinden biridir.
Sayın Bahçeli’nin liderlik tarzı, popülizmin gürültüsüne yaslanmayan; aksine sükûnet, tutarlılık ve devlet aklı ekseninde şekillenen bilge liderlik anlayışının modern bir tezahürüdür. O, siyaseti bir gösteri alanı olarak değil; milletin bekası adına yürütülen ağır bir sorumluluk olarak görmüştür. Bu nedenle sözleri yüksek sesle değil, derin anlamla yankı bulur.
Devlet aklı, her zaman günlük siyasi kazançların ötesini görebilmeyi gerektirir. Kriz anlarında soğukkanlı kalabilmek, tehditleri doğru okumak ve tarihi hafızayı diri tutmak bu aklın temel unsurlarıdır. Sayın Bahçeli’nin özellikle kritik dönemeçlerde sergilediği tutumlar, kişisel veya partisel menfaatten ziyade devletin devamlılığı ilkesine dayalıdır. Bu duruş, Türk siyasetinde nadir görülen bir istikrar ve öngörü derinliği ortaya koymuştur.
Öte yandan, Türk Dünyası vizyonu Sayın Bahçeli’nin düşünce sistematiğinde romantik bir ideal değil; stratejik bir gelecek tasavvurudur. Ortak tarih, dil ve kültür temelinde şekillenen bu vizyon; Türkiye’yi yalnızca bölgesel bir güç olarak değil, Türk Dünyası’nın merkez ülkesi olarak konumlandıran jeopolitik bir perspektif sunmaktadır. Bu yaklaşım, günübirlik söylemlerden değil, asırlara yayılan bir medeniyet bilincinden beslenmektedir.
Bugün sıkça dile getirilen Türkiye Yüzyılı kavramı da ancak böyle bir fikrî arka planla anlam kazanabilir. Güçlü devlet, kararlı millet, bağımsız siyaset ve tarihine yaslanan gelecek iddiası… Türkiye Yüzyılı, sloganlarla değil; devlet aklıyla, kurumsal ciddiyetle ve toplumsal dayanışmayla inşa edilebilir. Sayın Bahçeli’nin yıllardır vurguladığı ilkeler, bu perspektifin sessiz ama sağlam kolonlarını oluşturmaktadır.
Dr. Devlet Bahçeli’nin siyaset anlayışı, zamana dirençli bir fikrî duruşun ifadesidir. O, alkış arayan bir lider değil; gerektiğinde yalnız kalmayı göze alan bir devlet adamıdır. Bugün Türkiye’nin içinden geçtiği hassas süreçler, bu tür bilge liderliklerin değerini daha da görünür kılmaktadır.
Türk siyasetinin gürültülü gündemleri arasında, devletin derin hafızasını ve milletin uzun vadeli çıkarlarını önceleyen bu çizgi; sadece bugünün değil, yarının Türkiye’si için de dikkate alınması gereken güçlü bir mirastır.
Bu vesileyle, Türk siyasetinde vakarını muhafaza eden, sözünü tartarak söyleyen ve her daim devletin bekasını önceleyen Bilge Lider Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin doğum gününü de saygıyla kutlamak gerekir. Bir ömrü milletine, devletine ve Türk milliyetçiliği davasına adamış bir liderin her yeni yaşı, sadece takvimde ilerleyen bir zaman dilimi değil; tecrübenin, sabrın ve fikrî olgunluğun daha da derinleşmesidir.
Cenab-ı Allah’tan kendisine sağlık, huzur ve güç diliyor; Türk milletinin zor zamanlarında yol gösterici duruşunu, ferasetini ve devlet adamlığı sorumluluğunu uzun yıllar boyunca sürdürebilmesini temenni ediyoruz. Türk siyasetinin bilge sesi olan Sayın Bahçeli’nin varlığı, bugün olduğu gibi yarın da devlet aklının sigortası olmaya devam edecektir.
Doğum günü vesilesiyle; aziz milletimize adanmış bu onurlu yürüyüşün hayırlara vesile olmasını diliyor, saygılarımızı sunuyoruz.