• Haberler
  • Sağlık
  • Prof. Dr. Parlakpınar: Yapay zeka ilaç geliştirme sürecini hızlandırıyor

Prof. Dr. Parlakpınar: Yapay zeka ilaç geliştirme sürecini hızlandırıyor

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, yapay zeka ve yeni teknolojilerin ilaç keşfi ve geliştirme süreçlerini hızlandırarak süre ve maliyetleri düşürdüğünü, ancak insan sağlığı söz konusu olduğunda klinik çalışmaların titizlikle yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Yapay zeka teknolojilerinin ilaç keşfi ve geliştirme süreçlerinde önemli bir dönüşüm sağladığını belirten Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, ilaç geliştirmede süre ve maliyetlerin azaldığını ancak insan sağlığı söz konusu olduğunda klinik çalışmaların titizlikle yürütülmesi gerektiğini söyledi.

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, yapay zeka başta olmak üzere yeni teknolojilerin ilaç keşfi ve geliştirme süreçlerine etkisine ilişkin İLKHA'ya önemli açıklamalarda bulundu.

Son yıllarda özellikle yapay zeka tabanlı programların gelişmesiyle birlikte ilaç keşfi ve geliştirme süreçlerinde önemli ilerlemeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Parlakpınar, klasik yöntemlerde moleküllerin sentezlenmesinin ardından hastalık üzerindeki etkilerinin araştırıldığını, yeni teknolojilerle ise bu sürecin önemli ölçüde kısaldığını ifade etti.

İlaç adayları önceden belirleniyor

Parlakpınar, özellikle "in silico" olarak adlandırılan bilgisayar tabanlı çalışmalarla ilaç adaylarının daha sentezlenmeden önce değerlendirilebildiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Bu çalışmalar kapsamında hedefler önce belirlenip proteinle olan ilaç adayının ilişkisi, yapı-aktivite eşleşmesi, docking, kenetlenme gibi çalışmalar önceden yapılıp tasarlanan ve bu aktivitelere uygun bulunan adaylar önce sentezlenip daha sonra çalışmalara geçiliyor."

Klasik yöntemlerde bir ilaç adayının geliştirilmesi için binlerce molekülün sentezlenebildiğini ve sürecin 10-15 yılı bulabildiğini belirten Parlakpınar, bu süreçte yaklaşık 2,5-3 milyar dolar gibi maliyetlerin ortaya çıkabildiğini söyledi.

Yapay zeka ve yeni teknolojiler sayesinde özellikle klinik çalışma öncesindeki süreçlerin kısaldığını ve maliyetlerin azaldığını aktaran Parlakpınar, "Teknolojilerin gelişmesiyle beraber ilaç geliştirme süreçleri hızlandığı gibi maliyetler azaldı ve çok daha fazla sayıda ilaç adayı, hedefe yönelik akıllı ilaçlar diyebileceğimiz ilaç çalışmaları yapılmakta." dedi.

3 boyutlu hücre kültürü ve organoit çalışmaları

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı'ndaki hücre kültürü laboratuvarında yürütülen çalışmalara da değinen Parlakpınar, yapay zeka teknolojileriyle birlikte 3 boyutlu hücre kültürleri, organoitler ve çip sistemleri gibi yeni yöntemlerin de ilaç geliştirme süreçlerine katkı sağladığını belirtti.

Bu teknolojilerin daha güvenli adımlarla, daha kısa zamanda ve daha düşük maliyetle çalışma yapılmasına imkan sunduğunu ifade eden Parlakpınar, özellikle kanser ile Alzheimer, Parkinson ve MS gibi nörodejeneratif hastalıklar konusunda çalışmaların hız kazandığını söyledi.

Parlakpınar, gen tedavilerinin de son yıllarda ön plana çıktığını belirterek, "Doğrudan hedefe yönelik, hangi proteinde, hangi yolakta sorun varsa ona yönelik ilaç geliştirme çalışmaları devam ediyor. Yine yapay zeka teknolojileri, gen çalışmaları, DNA haritalarının çıkartılması, biyoteknolojik ajanların varlığı bu süreçlerin önemli unsurları." ifadelerini kullandı.

"Yerli ve milli ilaç hedefinde tüm süreçler ülkemizde tamamlanmalı"

Türkiye'nin ilaç sanayisi, kapasitesi ve yetişmiş insan gücü açısından iyi bir konumda olduğunu belirten Parlakpınar, ancak yalnızca eşdeğer ilaç üretmenin yeterli olmadığını vurguladı.

Parlakpınar, ilaç hammaddelerinin de Türkiye'de üretilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "İlaç hammaddelerini de bizim kendimizin üretmesi, sentez aşamasından, molekülün sentezi ve tasarım aşamasından başlayıp yerli ve milli ilaç hedefine doğru tüm süreçlerin ülkemizde tamamlanması gerektiğini düşünüyorum." dedi.

İlaç Ar-Ge'si, üniversite-sanayi işbirliği ve nitelikli insan gücünün birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirten Parlakpınar, bu üç unsurun güçlü bir ekosistem oluşturduğunu ifade etti.

"İlaç Ar-Ge yatırımları desteklenmeli"

İlaç Ar-Ge yatırımlarının yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Parlakpınar, bazı projelerin klinik çalışmaların ileri aşamalarına ulaşamadan tamamlanabildiğini ancak bu çalışmaların ülkeye önemli bir bilgi ve tecrübe kazandırdığını söyledi.

Parlakpınar, "Buradan elde edilen know-how dediğimiz bilgi, deneyim, tecrübe daha sonraki çalışmalarda çok önemli olduğu için projeler bu bağlamda nihai ürün çıkmasa bile desteklenmesinin önemli olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Bu ekosistemin sürdürülebilmesi için güçlü devlet politikalarına ihtiyaç olduğunu belirten Parlakpınar, Türkiye'nin bunu gerçekleştirebilecek altyapıya ve nitelikli insan gücüne sahip olduğunu vurguladı.

Covid-19 pandemisinin dışa bağımlılığın sonuçlarını tüm dünyaya gösterdiğini hatırlatan Parlakpınar, savunma sanayisinde gerçekleştirilen yerli ve milli hamlelerin ilaç sektöründe de yapılabileceğini söyledi.

"İnsan sağlığı söz konusu olduğunda her şey para ve süre değildir"

Yapay zeka ve biyoteknolojideki gelişmelerin ilaç geliştirme süreçlerini hızlandırdığını belirten Parlakpınar, klinik çalışmaların önemine özellikle dikkat çekti.

Yeni ilaçların insanlar üzerinde kullanılmadan önce gerekli aşamalardan geçirilmesi gerektiğini ifade eden Parlakpınar, "Klinik çalışmaların yani insan çalışmalarını önce gönüllü, sağlıklı kişilerde daha sonra hasta popülasyonlarında gerekli titizlikle ilaçların etkisinin ve güvenilirliğinin ispat edilmesi gerekliliği akıldan çıkmaması gerekir. Her şey para ve süre değildir. İnsan sağlığı çok çok önemlidir." dedi.

Yapay zekanın ilaç geliştirme açısından çok önemli avantajlar sunduğunu ancak kontrol edilmesi gereken noktaların da bulunduğunu belirten Parlakpınar, teknolojik gelişmelerin insan sağlığının güvenliği gözetilerek kullanılması gerektiğini sözlerine ekledi. (İLKHA)

Bülten

Bakmadan Geçme