Yeniden Refah Partisi Malatya İl Başkanı Kılıç: 28 Şubat'ta Türkiye'nin yükselişi kesildi

Yeniden Refah Partisi Malatya İl Başkanı Burhan Kılıç, 12 Eylül 1980 darbesinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, darbelerin Türkiye'nin demokrasi, ekonomi ve toplumsal gelişimine ağır bedeller ödettiğini belirterek, 28 Şubat sürecinin de Türkiye'nin yükselişini sekteye uğrattığını savundu.

Yeniden Refah Partisi Malatya İl Başkanı Burhan Kılıç, 12 Eylül'ün yıl dönümünde darbelere tepki gösterdi. Kılıç, 28 Şubat'ta Türkiye'nin yükselişinin kesildiğini söyledi.

Yeniden Refah Partisi Malatya İl Başkanı Burhan Kılıç, 12 Eylül 1980 darbesinin yıl dönümünde yaptığı değerlendirmede darbelerin Türkiye'nin demokrasi, ekonomi ve toplumsal gelişimine ağır bedeller ödettiğini belirterek, 'Darbelerle milletin iradesinin önüne set çekildi' dedi.

Yeniden Refah Partisi Malatya İl Başkanı Burhan Kılıç, 12 Eylül 1980 darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Türkiye'nin geçmişte yaşadığı askeri müdahalelerin yalnızca siyasi hayatı değil, ülkenin ekonomik ve sosyal gelişimini de sekteye uğrattığını ifade etti.

Darbelerin millet iradesini devre dışı bıraktığını ve demokratik hayatı kesintiye uğrattığını belirten Kılıç, Türkiye'nin her alanda güçlü ve bağımsız bir ülke olma yolunda attığı adımların darbeler ve vesayet girişimleriyle engellendiğini savundu.

Kılıç, 12 Eylül darbesinin Türkiye'nin siyasi ve toplumsal hafızasında derin yaralar bıraktığını belirterek, darbe dönemlerinde toplumun farklı kesimlerinin büyük mağduriyetler yaşadığını dile getirdi.

'Milletin iradesi darbelerle yok sayılamaz'

Türkiye'nin darbeler nedeniyle yalnızca siyasi istikrarsızlık yaşamadığını, aynı zamanda ekonomik ve sosyal açıdan da ağır bedeller ödediğini ifade eden Kılıç, olağan siyasi hayatın kesintiye uğramasının toplumda umutsuzluk ve çaresizlik oluşturduğunu söyledi.

Kılıç, darbe dönemlerinin Türkiye'nin demokratik gelişimini geriye götürdüğünü belirterek, milletin sandıkta ortaya koyduğu iradenin hiçbir güç tarafından yok sayılamayacağını vurguladı.

12 Eylül sürecinin Türkiye'nin yakın tarihinde önemli bir kırılma noktası olduğunu ifade eden Kılıç, darbe dönemlerinin sonuçlarının yalnızca o yıllarla sınırlı kalmadığını, sonraki yıllarda da siyasi ve toplumsal hayat üzerinde etkilerinin görüldüğünü söyledi.

'Türkiye'nin yükseliş çağının önü 28 Şubat'ta bıçak gibi kesildi'

Burhan Kılıç, değerlendirmesinde özellikle 28 Şubat sürecine ayrı bir parantez açtı.

Türkiye'nin ekonomik ve siyasi açıdan önemli bir yükseliş dönemine girdiği bir süreçte 28 Şubat müdahalesinin yaşandığını savunan Kılıç, bu dönemin Türkiye'nin önünü kesen en önemli vesayet müdahalelerinden biri olduğunu ifade etti.

Kılıç, Milli Görüş Lideri merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın da 28 Şubat sürecinin mağdurlarından biri olduğunu belirterek, Erbakan'ın başbakanlığındaki Refahyol hükümetinin milletin oylarıyla iş başına geldiğini hatırlattı.

28 Şubat sürecinin yalnızca bir hükümet değişikliği olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kılıç, bu dönemde milli iradenin üzerinde vesayet baskısının oluşturulduğunu ve Türkiye'nin yükseliş ivmesinin kesintiye uğratıldığını savundu.

'Rahmetli Erbakan Hocamız, milletin oylarıyla iktidara gelmiş bir Başbakandı. Ancak 28 Şubat sürecinde milli iradeye karşı büyük bir müdahale gerçekleştirildi. Türkiye'nin yükseliş çağının önü adeta bıçak gibi kesildi.' diyen Kılıç, Erbakan'ın siyasi mücadelesinin demokrasi ve milli irade açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

'Darbeler Türkiye'ye ağır bedeller ödetti'

Darbelerin sağ-sol ayrımı gözetmeksizin toplumun farklı kesimlerinde derin mağduriyetlere yol açtığını belirten Kılıç, 12 Eylül döneminde insanların düşünceleri ve siyasi tercihleri nedeniyle ağır baskılarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Kılıç, darbe yönetimlerinin toplumun farklı kesimlerini karşı karşıya getiren anlayışın ardından ülkenin demokratik yapısını zayıflattığını belirterek, yaşanan acıların gelecek nesillere aktarılması ve benzer süreçlerin tekrar yaşanmaması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin geçmişte yaşadığı müdahalelerden ders çıkarması gerektiğini dile getiren Kılıç, 'Darbe dönemlerinde kazanan millet değil, millet iradesini yok sayan vesayet anlayışı olmuştur' değerlendirmesinde bulundu.

'Türkiye'nin tam bağımsızlığı hedefinden vazgeçmemeliyiz'

Türkiye'nin jeopolitik konumu ve tarihi birikimi nedeniyle her dönem çeşitli iç ve dış müdahale girişimleriyle karşı karşıya kaldığını savunan Kılıç, ülkenin geleceği açısından en büyük gücün birlik ve beraberlik olduğunu söyledi.

Kılıç, Türkiye'nin ekonomik, siyasi, askeri ve teknolojik alanlarda tam bağımsız ve güçlü bir ülke olması gerektiğini belirterek, geçmişte yaşanan darbelerin bu hedefin önünde ciddi engeller oluşturduğunu ifade etti.

'Başka Türkiye yok' vurgusu yapan Kılıç, farklı siyasi görüşlere sahip vatandaşların ortak paydasının ülkenin bağımsızlığı, milletin huzuru ve demokrasinin korunması olması gerektiğini kaydetti.

'Darbelerin değil, millet iradesinin yanında olmalıyız'

Türkiye'nin geleceğinde darbelere ve vesayet anlayışına yer olmaması gerektiğini belirten Kılıç, siyasi iktidarların yalnızca milletin iradesiyle belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Kılıç, 12 Eylül darbesinin yıl dönümünde hayatını kaybedenleri rahmetle anarken, darbe dönemlerinde mağduriyet yaşayan tüm vatandaşlara da geçmiş olsun dileklerini iletti.

Türkiye'nin demokrasi mücadelesinin geçmişte yaşanan acılardan ders çıkarılarak sürdürülmesi gerektiğini ifade eden Kılıç, milli iradenin, hukukun ve demokratik siyasetin güçlendirilmesinin Türkiye'nin geleceği açısından vazgeçilmez olduğunu belirtti.

Bülten

Bakmadan Geçme