Yeni Gıda Yasası Güvenlik mi Yoksa Sansür mü Getiriyor ?

Yeniden Refah Partisi Malatya İl Başkanı Bilal Yıldırım TBMM'nin

Yeniden Refah Partisi Malatya İl Başkanı Bilal Yıldırım TBMM'nin “Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin 28. 29. ve 30. maddelerinin gıdaya yönelik ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı düzenlemeler içerdiği gerekçesiyle geri çekilmesi noktasında basına açıklamalarda bulundu.
Meclis gündemine gelen yasa tasarısının görüşülmesi önümüzdeki haftaya ertelendi. Teklif yasalaştığı durumda “her türlü yazılı, görsel, işitsel ve dijital iletişim araçları üzerinden yapılan ve ticari reklam kapsamına girmeyen, gıda güvenliği ve güvenilirliği hususunda tüketicide endişe, korku ve güvensizlik yaratarak tüketicinin tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkileyen gerçeğe aykırı yayınlar” yanıltıcı yayın olarak tanımlanacak ve 20-50 bin TL arasında para cezası verilecek.

Gıda yasası hakkında açıklamalarda bulunan Yıldırım şunları söyledi;

Ülkemizin gıda ve hayvancılık noktasında esamesi en önde okunan bir ülkedir ancak ülkemiz ve mevcut hükümetimizin son zamanlardaki Gıda politikaları üzerindeki tasarrufları bizleri ciddi bir şekilde düşündürmektedir. Son olarak Meclis gündemine gelen Gıda, Tarım ve Orman Alanında Düzenlemeler Yapılması Hakkındaki teklifin 28. 29. Ve 30. Maddelerinin gıda haberlerine yönelik ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı düzenlemeler içerdiğini görmekteyiz. Bu kanun maddeleri yasakla kalmıyor, Gıda Bilim Kurulu kuruluyor. Kurul, izinsiz konuşan, yazan ve haber yapana 50 Bin TL ceza veriyor. Siyonist Bill & Belinda Gates Vakfı ile Sağlık Bakanlığı arasında sessiz sedasız imzalanan protokolün içeriği bilinmiyor. Görüşülmesi planlalan bu kanun tasarısının insana ve insanlığa hizmet etmemekle birlikte tavuksuz yumurta, yapay et gibi saymakla bitmeyen gıdaları eleştirmek ve bilgi vermeyi yasaklayan kanun teklifi Bill & Melinda Vakfına hizmet etmektedir.


SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN BU KONU HAKKINDA BU TASARIYA EL ATMASINI BEKLİYORUZ

Bu ciddi konu aynen İstanbul Sözleşmesi kadar ülkemize zarar verecek statütedir. Nasıl İstanbul Sözleşmesi ile aile toplumunun temeline dinamit konuluyorsa bu Gıda Kanunu ile de en temel ihtiyacımız olan Gıda konusunda gıda ve hayvancılık noktasında bu temellere ileride toplumumuza ciddi zararlar verecek dinamitler konulmak isteniyor. Cumhurbaşkanlığı görevi boyunca halkının menfaati uğruna çalışmalar yapan Cumhurbaşkanı'nın bu hayati öneme sahip olan kanun tasarısına müdehale ederek geri çekilmesi noktasında girişimlerde bulunmasını canı gönülden arzu ediyoruz.

Bir siyasi parti il başkanı sıfatımın yanında bir Gıda Mühendisi olarak bu kanun tasarısının akabinde oluşacak haberleşme ve bilgilendirme sansürünün kötü kişiler tarafından kötü emellerine alet edilebileceği ihtimali dahi bizleri korkutuyor. Ne yediğimizi, yediğimiz şeyin menşeini ve nasıl üretildiği noktasında bilgi sahibi olmamak bir ülkenin Gıda Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'na olan güveni derinden sarsacaktır. Bizler yine parti vizyon ve misyonumuz doğrultusunda yapılan yanlışları açıklamakla yükümlüyüz. Burada asla karalamak veya statükocu bir muhalefet yapmıyoruz. Buradaki kastımız sadece halkımızın menfaatidir.


Acilen yerli, yararlı ve milli gıdaya geçilmeli; tek kullanımlık tohum değil, ata tohumu desteklenmelidir. Bayer ve Monsanto'nun tarımdan elleri çektirilmelidir. Nesli ve geleceği ifsad eden bu karanlık çalışmalara imza atan yetki sahiplerine Bakara Suresi 205. Ayet ile sesleniyoruz; ‘'O, iş başına geçtimi yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve nesli helak etmeye çaba harcar. Allah ise, bozgunculuğu sevmez.'' dedi.

Bülten

Bakmadan Geçme