Jeomanyetik Veriler Depremi Gösterir mi? Bilim İnsanlarından Net Yanıt

Deprem Kestirimi Tuğla Değil, Bina İster: Tek Veriyle Öngörü Mümkün mü?

Sosyal medyada Maden ve Yer Bilimleri Uzmanı Serkan İçelli'nin 'Kandilli İstanbul İstasyonu kapatıldı' iddiası üzerine kamuoyunda deprem endişesi yeniden alevlendi. Ancak uzmanlar, söz konusu tartışmanın bilimsel gerçeklerle örtüşmediğine dikkat çekti.

Jeomanyetik gözlemevleri, doğrudan deprem tahmini yapmak amacıyla kurulmuş istasyonlar değildir. Bu gözlemevlerinin temel görevi; Dünya'nın çekirdeğinden kaynaklanan manyetik alan değişimlerini, iyonosfer ve manyetosfer etkilerini ve yerkabuğundaki manyetik anomalileri uzun ve kısa vadeli olarak izlemektir.

Uzmanlara göre, deprem kestirimi çok disiplinli bir süreçtir. Tıpkı bir binanın yalnızca tuğla ile inşa edilemeyeceği gibi, yalnızca manyetik veriler kullanılarak deprem tahmini yapılması da bilimsel açıdan mümkün değildir. Manyetik alan değişimleri bazı depremler öncesinde gözlemlense bile, bu durum her deprem için geçerli değildir ve evrensel bir kural oluşturmaz.

Öte yandan Güneş rüzgarları, jeomanyetik fırtınalar ve iyonosferik etkiler gibi dış kaynaklı faktörler, yermanyetik ölçümleri ciddi biçimde etkileyerek verilerin tutarlılığını bozabilmektedir. Bir bölgede deprem öncesinde gözlenen manyetik bir anomali, başka bir bölgede hiç ortaya çıkmayabilir.

Jeomanyetik gözlemevlerinden elde edilen veriler; IGRF (International Geomagnetic Reference Field) gibi küresel manyetik modellerin oluşturulmasında kullanılmakta ve Dünya'nın manyetik alanının uzun vadeli evrimini anlamaya katkı sağlamaktadır.

Uzmanlar, bilimsel bağlamdan koparılan açıklamaların toplumda gereksiz korku ve bilgi kirliliğine yol açtığını belirterek, deprem gibi hassas konularda çok kaynaklı ve disiplinler arası değerlendirmelerin esas alınması gerektiğini vurguluyor.

Jeomanyetik veriler kamuya açık olarak şu bağlantılardan takip edilebiliyor:
– Kyoto Üniversitesi Dünya Veri Merkezi
– NOAA NCEI Jeomanyetik Ürünler

Bülten

Bakmadan Geçme