Hem hasta hem de çalışan personellerimizin sağlığını koruyoruz

Hem hasta hem de çalışan personellerimizin sağlığını koruyoruz

Malatya Özel Gözde Akademi Hastanesi, korona virüs salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında hastaneyi dezenfekte etti.

Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip korona virüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında Gözde Akademi Hastanesinde, hijyen uygulaması yapılması çalışmaları kapsamında hastanenin her bölgesini dezenfekte edildi.

Hastaların temas ettiği noktaları dezenfekte eden görevliler, bu işlemi sürekli uygulayarak hem hastaneye gelen hastaların hem de personellerin sağlığını koruyor.

Gözde Akademi Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Bülent Bozyiğit, korona virüs salgınına karşı insanların paniğe kapılmadan tedbirleri almaları gerektiğini söyledi. Bozyiğit, “Korona virüs (Covid-19) salgını Çin'in Wuhan kentinde çıktı. 2-3 ay gibi bir sürede de dünyanın birçok ülkesine yayılım gösteren pandemi ilan edilen bir virüs. Bu tarzdaki virüs, veba, ebola, SARS, MERS gibi biraz daha sınırlı bölgelere ulaşmış enfeksiyonlar geçmişte de var. Bugünde oldu, önümüzdeki yıllarda da olacak. Sonuçta bu virüslerin, bakterilerin ortama adapte olup, mutasyona uğraması yeni yeni hastalıkların oluşması kaçınılmaz bir durum. Tabi bizlerin korkması ya da paniğe kapılmasından ziyade tedbirli olmamız lazım. Bu virüs bulaştığı zaman mutlaka yüzde yüz öldürücü bir virüs değil. Bu virüsten dolayı şuanda yüzde 2-3 ölüm oranı var” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı'nın erkenden gerekli önlemleri aldığını, insanlarında belirtilen kuralları yerine getirmeleri gerektiğini dile getiren Bozyiğit, şunları kaydetti: “Sağlık Bakanlığımız bu konuda erkenden önlemleri aldı. Yapılması gereken şeyler yapıldı. İnsanlar çok paniğe sokulmadan önlemler alındı. Fakat ben halkımızın bu konuda yine de çok bilinçli olduğunu düşünmüyorum. Bir panik hali var. Marketlere gidiyorsunuz, tıka basa dolu sanki bir savaş durumu varmış gibi gidip oraları boşaltmak, eczanelere gidip ilaçları tüketmek gibi panik hareketler aslında insanlara daha çok zarar veriyor. Belki de ihtiyacı olan insanların bu ürünlere ulaşmasını zorlaştıracak. Paniklemek çok doğru değil, bu virüs herkese bulaşacak diye bir kaide yok. Bulaştığında zaten yüzde 80-85 ayakta atlatılan bir enfeksiyon. Bu virüs bulaştığı zaman ‘yoğun bakıma konulacağız, hayatımızı kaybedeceğiz' diye bir kaygı olmamalı. Belirli bir yaş gurubunun üzerindeki insanları daha çok etkiliyor. 60-70 yaşın üzerindeki insanlara bulaş olduğu zaman bu insanlarda vücut direncinin düşmesine bağlı olarak hayati risk oranı biraz daha yüksek. Bizim yapmamız gerekenlerin başında tabi ki tedirgin olmayacağız. Sağlık Bakanlığı'nın açıklamış olduğu kurallar var, bu kurallara mutlaka uyulmalıdır. Bu kurallara tamamen dikkat edildiği takdirde hem bu virüsün çok fazla yayılmasını hem de çok ağır bir şekilde seyretmesini engellemiş olacağız. Belki nispeten çok hafif bir şekilde geçireceğiz. Evlerinizde kalmanız gerekiyor çünkü biz taşındığımız zaman virüste taşınıyor. Ya da virüs bulaşmış olan bir insanla bir araya gelme riskiniz artıyor. Bir kişi 5 kişi, 5 kişi 25 kişi gibi katlanarak daha çok insana bu virüs bulaşacak. Bundan korunmanın yöntemi kurallara uyup, mecbur kalmadıkça evimizden çok çıkmamak, kalabalığa girmemek, fiziksel temastan uzak durmak, ellerimizi sürekli yıkamak, bir yerlere dokunduğumuzda mutlaka ellerimizi temizlemek, işyeri ya da evimizde metal yüzeyler ve zeminleri çamaşır suyu veya dezenfektan maddelerle sürekli temizlemeliyiz.”

Bozyiğit, tedbirin hiçbir zaman elden bırakılmaması gerektiğine dikkat çekerek, “Dışarıda insanlarımızın maske takma oranı çok artmaya başladı. Bundan ziyade virüslü ya da grip olan insanların maske takmaları çok daha sağlıklı olacak. Herkesin takmasından ziyade belirli bir oranda koruyuculuğu var ama grip olan insanların dışarıya çıkmaması, kalabalığa girmemesi kendiyle birlikte çevresini, toplumu, ailesini koruması salgın durumunu çok daha kolay atlatmamızı sağlayacaktır. Korkmayacağız, tedbirli olacağız. Temizliğimizi hiçbir şekilde ertelemeyeceğiz, ötelemeyeceğiz ve buna çok dikkat edeceğiz. Kalabalık ortamlara çok girmeyeceğiz. Sosyal iletişimden de bir dönem uzak kalmamız gerekiyor” diye konuştu.

Hastane olarak kendilerinin de gerekli tedbirleri aldıklarını kaydeden Bozyiğit, “Hastanemize tabi ki acil ve normal sıkıntısı olan hastalar gelmeye devam edecek. Bizde sağlık personeli olarak devamlı bu hizmeti vereceğiz. Hastane olarak biz hem kendi personellerimizi hem de gelen hastalarımızı korumak için bütün hastaneyi en köşe noktalarına kadar dezenfekte ettik. Bunu dönem dönemde tekrarlayacağız. Metal yüzeyler, kapılar, insanların elleriyle temas ettiği yerler aralıksız olarak personellerimiz tarafından çamaşır suyuyla, dezenfektan maddelerle temizleniyor. Personellerimiz kendi kişisel hijyenlerine oldukça dikkat ediyorlar. Gelen hastalarımız için dezenfektanlar sürekli hazır. Rahatsız olan ve isteyen hastalarımız için girişte maskelerimizi bulunduruyoruz. Hem hasta hem de çalışan personellerimizin sağlığını koruyoruz” dedi.

Güzel günlerin yakın olduğunu ifade eden Bozyiğit, “Sosyal medyada bazen kirli bilgiler dolaşıyor. Bunlara lütfen itibar etmeyelim. Sağlık Bakanlığı'nın ya da yetkililerin açıkladığı kurallara mutlaka dikkat edip, onların verdiği bilgilerle hareket edelim. Çünkü yaşanacak bir panik havası gerçekten bu hastalığın, salgının çok daha fazla yayılmasına sebep olacak. Söylemlere gerçekten dikkat edelim, bunun en güzel örneğini Çin'de gördük. Her gecenin bir sabahı, her karanlığın bir güneşi vardır, buda atlatılacak. İnşallah güzel günler yakında olacak” ifadelerine yer verdi.

Bülten

Bakmadan Geçme