Akp İçin İnkar Vakti!

Seçimleri güvenle yapmak, yurttaşların oylarını korumak ve hakkını vermekle yükümlü olan YSK'nın İstanbul yerel seçimini iptal etmesiyle birlikte, Türkiye AKP eliyle karanlık bir tünele itilmiştir.

Seçimleri güvenle yapmak, yurttaşların oylarını korumak ve hakkını vermekle yükümlü olan YSK'nın İstanbul yerel seçimini iptal etmesiyle birlikte, Türkiye AKP eliyle karanlık bir tünele itilmiştir.

"Milli irade"yi dilinden düşürmeyenler asgari demokrasi ilkelerini çöpe atmış, dindarlıkta mangalda kül bırakmayanlar Ramazan'ın ilk gününde 16 milyonluk bir şehir için verilen oyları hiçe sayarak toplu bir kul hakkı gaspı yapmıştır. Siyasal İslam'ın demokrasiyle göstermelik dansı bitmiş, takke düşmüş; kel görünmüştür.

Kendi kabul ettikleri seçim görevlilerini, sonuç hoşlarına gitmeyince bir şaibeymiş gibi göstermeye çalışan YSK, oyların çalındığı/değiştirildiğine dair en ufak bir kelam dahi edememişken verdiği bu iptal kararıyla, Türkiye siyasi tarihine kara çalmıştır.

O PLANLAR BOŞA ÇIKACAK!

Bu antidemokratik kararın hemen öncesinde ve sonrasında olanlar ise kapsamlı karanlık bir planın hazırlandığını gün gibi ortaya koymuştur. Ne hikmetse aylar sonra Öcalan'ın avukatlarıyla görüşülmesine izin verilmiş ve eş zamanlı olarak İmralı mühürlü bir mektup meydan meydan okunmuştur. Havuz medyasının başı olan Sabah gazetesi, sanki Selahattin Demirtaş başka bir iktidarın döneminde hapsedilmişçesine "Artık serbest kalmalı" notu düşmüştür. NATO heyeti, Çankaya Köşkü'nde ağırlanmıştır. Tüm bunların yanı sıra YSK'da başkanın da şerh koymasıyla 7'ye 4 oranıyla alınan bu antidemokratik kararı, bir kurum olarak YSK değil, AKP'nin YSK temsilcisi açıklamıştır!

Utanma eşiği hayal edilemeyecek kadar yüksek olduğu anlaşılan yöneticilerin peşi sıra yaptığı açıklamalara bakılırsa, devlet adamlığı bir kenara bırakılmış, hukuk hiçe sayılmış, demokrasi bir nostalji haline getirilmiştir.

Yurt dışından gelen tepkiler de Türkiye'nin AKP eliyle uluslararası arenada düşürüldüğü utanç verici durumu ne yazık ki ortaya koymuştur. Azminden başka hiçbir şeyi olmayan genç bir Cumhuriyet iken bile dünyanın parmak ısırarak baktığı Türkiye Cumhuriyeti'ni, belediye seçiminin bile demokratik biçimde yapılamadığı bir aşiret devleti gibi göstermeye kimsenin hakkı yoktur!

DEMOKRASİ DERSİ VERMEK İÇİN HEP BİRLİKTE!

YSK'nın skandal kararı sonrasında dalga dalga yayılan isyan ise bu karanlık tünelin sonundaki ışıktır. Birilerinin "tencere tava hep aynı hava" diye küçümsediği o sesler, bir şehri vermemek için kendi yurttaşlarının oylarını gasp eden bir zümreye veda müziğidir. Seçim iptali ve sonrası için yapılan karanlık planları bozacak olan ruh, budur.

Bundan sonra yapılması gereken, bu antidemokratik tavır karşısında duran herkesi birleştiren, mücadeleyi bölmeyen bir yöntemle demokrasi dersi vermektir. İstanbul'daki seçim iptal edildikten sonraki olgun tavrıyla İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI SAYIN EKREM İMAMOĞLU'nun bir kez daha kazandığını göstermektir.

Eğitim-İş olarak toplumun her ilerici üyesini, demokrasi için bir arada durmaya çağırıyoruz. Eğitim emekçileri olarak uyarıyoruz: Bugün kendi ülkenizin çağdaşlığı için vermediğiniz mücadele, çıkarmadığınız ses, yarın çocuklarınızın sessiz bir karanlıkta yaşamasına yol açacak. Çocuklarımızın yüzüne bakabilmek, onlara daha yaşanır bir ülke emanet edebilmek için bir arada durmak, her birimizin boynunun borcudur.

Gün, bir padişahlık kurmak yerine herkesin kendisini kimlerin yöneteceğine karar vereceği bir Cumhuriyet kuran Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün mirasına sahip çıkma günüdür. Gün, Cumhuriyet için ayağa kalkma, tek yumruk olma günüdür!

Hatem DENKTAŞ

Eğitim İş Sendikası Malatya Şube Başkanı

Bakmadan Geçme