12 Eylül Faşizmi Devam Ediyor!

12 Eylül Faşizmi Devam Ediyor!

12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 39 yıl geçti. Devletin idari organlarının, darbecilerin gölgesinde yapılandırıldığı, yaklaşık dokuz yıl süren bu dönemde; partiler feshedilmiş, birçok siyasi parti lideri gözaltına alınmış ve yargılanmıştır.

Atatürk'ün büyük bir özveriyle Cumhuriyet değerleri üzerine kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi, Türk Dil Kurumu ve Tarih Kurumu gibi çok sayıda kurumun kapatıldığı bu süreç, Atatürkçü düşüncenin en fazla zarar gördüğü, çok sayıda Atatürkçü aydın ve düşünürün zindanlara atılarak yıpratıldığı dönem olarak tarihe geçmiştir.

Yine bu dönemde 200 bin üyesi bulunan TÖB-DER'in kapatılması, tüm malvarlığına devlet tarafından el konulması, 64 yöneticisi ve binlerce üyesinin tutuklanmasıyla eğitim emekçileri hareketi de karanlık bir döneme girmiştir. Sendikalar yıllarca baskı altında tutulmuş, üye ve yöneticileri sürgün edilmiş, görevlerinden olmuşlardır.

12 Eylül 1980 ve sonrasında yaşanan acılar, aradan geçen zamana rağmen hala sürmektedir. Darbenin izlerinin silinmesi konusunda sarf edilen sözler yerine getirilmediği gibi 12 Eylül zihniyetinden beslenen AKP iktidarı, tek adam rejimini inşa etmiştir.

15 Temmuz darbe süreci fırsata çevrilerek OHAL uygulaması başlatılmış ve bu kapsamda çok sayıda Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarılmıştır. 100 binin üzerinde kamu çalışanı işten çıkarılmıştır.

Temel hak ve özgürlükler rafa kaldırılmış, yandaş medya dışında kalan basın yayın organları ya kapatılmış ya da iyice baskı altına alınmış, onlarca basın emekçisi, aydın tutuklanmıştır. Düşünce ve ifade özgürlüğünün kullanımı terör propagandası kapsamına alınarak binlerce dava açılmıştır. Sosyal medya paylaşımları dahi bahane edilmiştir. Üniversiteler 12 Eylül'de bile karşılaşılmayan bir saldırıya uğramış, binlerce akademisyenin görevine son verilmiştir.

12 Eylül`ün hedeflediği “tek tip insan” oluşturma girişimleri, bizzat AKP iktidarı eliyle, özellikle eğitim politikaları üzerinden adım adım hayata geçirilmektedir.

Bugün AKP iktidarının özlemini çektiği ve hedef olarak ortaya koyduğu biat eden “kindar ve dindar” gençlik projesi, 12 Eylül darbesinin bir sonucudur. Bu proje 4+4+4 Kesintili Zorunlu Eğitim Yasası ve müfredat değişikliği ile de hayata geçirilmiştir.

12 Eylül Darbesi'nin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini Anayasada zorunlu hale getirilmesiyle AKP gibi partilere ortam hazırlanmıştır. 12 Eylül'ün getirdiği siyasi ortamdan beslenen AKP'nin, 4+4+4 yasasıyla eğitimi gericileştirmek için attığı adımların en önemlilerinden biri de birçok din temelli seçmeli dersin, ders çizelgelerine yerleştirilmesi olmuştur. Bu derslerle birlikte birçok okul, imam hatip okullarına dönüştürülerek, tekrar mektep-medrese ikilemi yaratılmıştır. Böylece Öğretim Birliği Yasası rafa kaldırılarak, Cumhuriyet devrimleriyle hesaplaşmaya hız verilmiştir.

12 Eylül`ün üzerinden 39 yıl geçmiş olmasına rağmen ülkemiz hala darbe yasalarıyla yönetilmekte, Anayasa'dan çalışma yasalarına kadar birçok alanda 12 Eylül'ün antidemokratik hükümleri bugün de varlığını ve etkisini sürdürmektedir. Temel hak ve özgürlüklerden düşünce ve örgütlenme özgürlüğüne, siyasi partiler yasasından, seçim yasalarına kadar 12 Eylül zihniyeti egemenliğini her alanda sürdürmektedir.

Demokrasi ve hukuk dışı arayışların hiçbir dönem çözüm olamayacağı inancındayız. Türkiye'nin demokratikleşmesi için, 12 Eylül faşist yönetiminin oluşmasına neden olan zihniyetle ve o zihniyetin yarattığı düzenden bugün beslenenlerle mücadelemizi sürdüreceğiz.

Hatem DENKTAŞ

Eğitim İş Sendikası Malatya Şube Başkanı

Bülten

Bakmadan Geçme