Veysel Fırat

Veysel Fırat

Hz Adem’in Çocukları Kardeş Evliliği Yapmadı

              Yüz yıllardır Hz Adem’in soyundan geldiğimiz ve dünyadaki bütün insanların zencisi, sarısı, beyazı, esmeriyle Adem ve Havva’nın çocukları olduğu öğretildi anlatıldı yazıldı ve çizildi. Bütün insanların soyunu Hz. Adem’de dayandırma yönündeki gayeler kardeş evliliğine gelip dayanınca uydurma bir mantıkla buna cevap verilmeye çalışıldı ancak insanların gönlünde mantıklı bir çerçeveye bir türlü oturtulamadı. Dinden çıkma korkusuyla da bu durum sorgulanmadan kabullenildi ve bilgi hazinemizin bir köşesine tekrar görülmemek üzere saklanıldı. Bilgi hazinemize sakladığımız o bilgi şu ki, Hz Âdem ve Havva’nın iki doğumdan erkek ve kız olmak üzere ikiz dört çocuğu olur. Birinci doğumda olan kız ile ikinci doğumda olan erkek, birinci doğumda olan erkek ile ikinci doğumda olan kız kardeşler evlendiriliyor ve bundan sonra da kardeş evliliği haram oluyor. Oysa ki Allah bir insan değil milyarlarca insan yaratabilecek kudrettedir. Neden bir tane yaratsın, neden farklı renk, farklı dil ve farklı cinsiyetten milyarlarca insan yaratıp dünyanın farklı yerlerine ve evrendeki farklı gezegenlere indirmiş olmasın. Buna Allahın gücünün yetmeyeceğini söyleyebilecek kimse olamaz. Allah’ın kesinlikle haram kıldığı kardeş evliliğini yapıldığını savunarak haşa Allah’ın acizliğini de beyan etmiş olmayalım.

 

             Süleyman ATEŞ bu konuya farklı ve mantıklı bir yorum getirerek kardeş evliliği düşüncesini diskalifiye ediyor. Ateş, insanların önceden sürüler halinde vahşi bir şekilde var olduğunu ve vahşi bir şekilde yaşadıklarını, sonradan uygarlaştırılarak isimler, ilimler öğretilerek yeryüzüne ‘’halife’’olarak indirildiğini söylüyor. Mantıklı olan da bu tabiî ki.

Yüce Allah meleklere hitaben yeryüzünde bir halife yaratacağım buyurduğu zaman insanlar zaten yaratılmıştı ve toplum halinde vahşi bir şekilde yaşıyorlardı. Onun için melekler, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd ederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz."dediler. Melekler gelecekte olacakları bilemeyeceklerine göre var olan insan topluluğunu bildikleri için o cevabı veriyorlardı. “Bakara suresinde bize meal olarak aktarılan yaratmak kelimesi “Ceale”dir.  Kuran’da yaratmak manasında meal edilen bu kelime üst mertebeye atama anlamındadır ve bir süreci ifade eder. Belli bir yerde olmayan bir şeyi başka bir yere atayamazsınız.

 

         Allah varlıklara emanetini teslim etmek istediğini söylediğinde, ne dağlar kaldırabildi bu yükü ne de denizler. Hiçbir canlı varlık yanaşamadı bu emaneti yüklenmeye. Lakin Âdem topluluğu bu yükü yapısı gereği kaldırdı ve kabullendi. Diğer yaratılanlar bu sorumluluğun altına girmeye cesaret edemedi. İşte o görevi Âdem kabul etti ve meleklerden üstün oldu.

 

        Allah bu görevi insana yani Âdem’e vereceğini bildirdiğinde, sorgulamadan itaat eden melekler bile şaşırdı. "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd ederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz."dediler. Şimdi burada şunları çıkarabiliriz. Melekler Âdem Sürüsü’nü biliyorlardı, vahşi olduğunu ve dünya üzerinde kan döktüğünü, böyle bir atama ile daha yüksek bir yetki ile donatılınca daha çok kan dökeceklerini bildikleri için öyle bir atamanın uygun olmayacağını düşündüler. Bu durum gösteriyor ki: insanlar bu karar verilmeden önce vardı ve melekler tarafından biliniyordu.

 

          Kurân zinayı ve ensesti yasaklamıştır. Bu yasağa bir seferlik izin vermek Allah’ın sıfatlarına aykırıdır. Kurân’da Hz. Âdem’in çocuklarının kardeş kardeşe evliliğinden söz edilmez. Adem’in çocuklarından erkek kız kardeşin birbirleriyle evlenip bütün insanların, sadece Adem’den geldiği düşüncesi Kurân’ın ifadesi değildir. Bu düşünce İbrani geleneğinden Araplara geçmiş olabilir. Adam tekil, Âdem çoğul anlamdadır. Yahudiler bunu Adam yani tekil olarak kullanırken Kitabımız Kuran’da Âdem yani çoğul olarak kullanılmıştır. Yani bütün insanlık bir kişi olan ADAM’dan değil çok olan ADEM’den gelmiştir.  Kur’ân’ın ifadesinden Âdem’in, hilafet makamına ulaşmış olan ve sorumluluk kazanan ilk insan topluluğu olduğu anlaşılmalıdır.

 

 

                                                                                                                                                                     Veysel FIRAT

Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom